Eğer bir arkadaşınız
*normal zamanlarda mesaj atmayıp, sınav yaklaştığında notlarınızı istemek için canımlı cicimli mesaj atıyorsa,
*okula erken gelmesi normal zamanlarda imkansız olup, sınavlar yaklaştığında koşa koşa gelip notlarınızı soruyorsa,
*fotokopiden hangi notları aldığınızı ısrarla soruyorsa,
*hangi notları alması gerektiğini ısrarla soruyorsa,
*diğer bir arakadaşınıza 'o bu notu aldı, bize söylemiyor' gibi gerçekte varolmayan şeyler söylüyorsa,
*normal zamanlarda zor arayıp, sınav zamanı 'nerden nereye kadar' diye sürekli arayıp sizin de calışmanızı bölüyorsa,
*elinizdeki notları karıştırıp 'aa bu bende yok, neden söylemedin' diyip sonra kendi notları bakıp onda da olduğunu anlayınca 'he bende de varmış' diyorsa
*sizin ondan not saklayabileceğinizi ima eder laflar ediyorsa
*notlarının tam olduğuna emin olunca yüzünüze bile bakmıyorsa
kaçın, uzaklaşın,arkanıza bile bakmayın...Çünkü işte o çıkarcı, kötü arkadaştır...
30 Ekim 2009 Cuma
29 Ekim 2009 Perşembe

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
Türk halkının CUMHURİYET BAYRAMI kutlu olsun...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
28 Ekim 2009 Çarşamba
Vize Haftası...

Vize haftası geldi çattı.. Birazda aniden ve erken geldi sanki. Atlatmam gereken 7 sınav, 7 gün var önümde. Hemde pek yoğun geçecicek 7 gün.. Çok çalışmam lazım ama nedense şu an çalışmak gelmiyor içimden.. Vizeleri yüksek tutmam lazım.. Yüksek olurlarsa finallerde daha rahat ederim ben...
Vizeler bitsin önümüzde güzel günler var heyecanla beklenen.. Planları yapmaya devam ediyoruz. Sınavlara çok çalışayım ödül olsun bana yapacaklarımız.o günlerde bide kötü gelen sınav sonuclarıyla üzülmeyeyim..Hatta şimdi başlıyayım ben çalışmaya.. Çok fena gaza geldim bak şimdi.. İyi oldu buraya yazmam..
Sınav haftası gelip çatmış olan herkese BAŞARILAR DİLERİM...
26 Ekim 2009 Pazartesi
Kasvet!!

Hava ne kadar da kasvetli bugün.. Kışa geçiş yaşıyoruz sanırım.. Zaten geç bile kaldı gelmek için kış.. Ben sevmem ki kışı.. Gelmese de olur.. Ya da ne kadar geç gelse ben o kadar sevinirim... Ama bir gün sıcak bir gün soğuk geçmesin.. Ya gelsin ya gelmesin... Ne giyeceğimi şaşırıyorum öyle olunca...
Ne sıkıcı bir gün.. Hava kapalı.. Saat daha 4. Ama evin içi kapkaranlık.. Havayı bulutlar kaplamış... Yağmur yağıp yapmamakta kararsız. Sevmiyorum böyle günleri ben..Zaten bütün günüm bankada sıra beklemekle geçti. Ne kötü güne denk geldi bankaya gitme zorunluluğum..
Ne kadar da yavaş çalışıyorlar.. Bankamatiği icat edene sonsuz teşekkürler..
+Bu arada yarın İstanbul'da hava sıcaklığı 21 derece ve çok bulutlu... Vee daha sonraki günler yağışlı gözüküyor.. Kış gercekten geldi bu sefer sanırım...
Ne sıkıcı bir gün.. Hava kapalı.. Saat daha 4. Ama evin içi kapkaranlık.. Havayı bulutlar kaplamış... Yağmur yağıp yapmamakta kararsız. Sevmiyorum böyle günleri ben..Zaten bütün günüm bankada sıra beklemekle geçti. Ne kötü güne denk geldi bankaya gitme zorunluluğum..
Ne kadar da yavaş çalışıyorlar.. Bankamatiği icat edene sonsuz teşekkürler..
+Bu arada yarın İstanbul'da hava sıcaklığı 21 derece ve çok bulutlu... Vee daha sonraki günler yağışlı gözüküyor.. Kış gercekten geldi bu sefer sanırım...
24 Ekim 2009 Cumartesi
2 Film 1 Tiyatro...

Bugün ne kadarda sosyaldik *E*le. Çok arayıpta zor bulduğum 'Benjamin Button'u izledik önce. Tek kelimeyle harikaydı film. Biraz uzun sürüyor.. yaklaşık 3 saat. Ama okadar zamanı bu filmi izleyerek geçirmek inanın zaman kaybı değil. Film, seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını konu alıyor. Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir. Şiddetle tavsiye edilir..

Daha sonra 'Kıymık (Splinter)'ı izledik. İlk film için söylediklerimi bu film için söyleyemeyeceğim..Genç bir çift romantik bir haftasonu tatili için ormana kamp yapmaya gider fakat polisten kaçan bir tutuklu ve kız arkadaşı tarafından rehin alınmalarıyla tatil tam bir kabusa dönüşür. Şans eseri bir araya gelen bu iki çift, kimsenin uğramadığı ücra bir benzin istasyonunda hayal bile edemeyecekleri dehşet dolu anlar yaşarlar...Tek kelimeyle berbat ve saçma.. İzlemenizi tavsiye etmiyorum..
Vee günün sonunda, hani haftasonu tiyatroya biletimiz var demiştim ya, tiyatroya gittik. Aslında tarih konulu olduğu için sıkıcı olur diye düşünmüştük ama hiç öyle değildi. Tam anlamıyla çok etkileyiciydi.'Lozan': Kurtuluş Savaşı’ nın ardından Lozan’ da barış görüşmeleri için masaya oturan İsmet Paşa’ yı savaştan daha güç bir süreç beklemektedir. Önemli olan savaşı kazanmak değil, diğer milletlere bunu kabul ettirtebilmektir.
Önümüzdeki hafta vizelerim başlıyor.. Yeni tiyatro bileti almak isterdim ama ypıcak birşey yok... Darısı Kasım ayının başına.. =)
23 Ekim 2009 Cuma
Bayram Planı 3
Bayram için gelen istekler üzerine yeni planlar yapmaya devam ediyoruz efenim. Gelen 1. istek
Dolmabahçe Sarayı gezisi. Dğeri ise Koç Müzesi. Tabi bu planı ve diğer iki planı iyi organize etmek gerekiyor. Çünkü bu yaklaşık 5 aktiviteyi yapabilecek 2,5 günümüz var. Hemen küçük bir alt plan yapalım ozman :
*Arife günü geliceklerini düşünürsek, o akşam Taksim'e çıkılabilir...
* 1. gün bizim evde bayram yemeği yenilir.. Akşamına tiyatroya bilet alınırsa tiyatroya gidilir...
*2. gün ise Miniatürk ve Koç Müzesi gezilebilir. Ordan da biraz uzak kalıyor ama Dolmabahçe Sarayı'na geçilir...
+Bu arada yarın için 3 tane tiyatro biletimiz var :)
Dolmabahçe Sarayı gezisi. Dğeri ise Koç Müzesi. Tabi bu planı ve diğer iki planı iyi organize etmek gerekiyor. Çünkü bu yaklaşık 5 aktiviteyi yapabilecek 2,5 günümüz var. Hemen küçük bir alt plan yapalım ozman :
*Arife günü geliceklerini düşünürsek, o akşam Taksim'e çıkılabilir...
* 1. gün bizim evde bayram yemeği yenilir.. Akşamına tiyatroya bilet alınırsa tiyatroya gidilir...
*2. gün ise Miniatürk ve Koç Müzesi gezilebilir. Ordan da biraz uzak kalıyor ama Dolmabahçe Sarayı'na geçilir...
+Bu arada yarın için 3 tane tiyatro biletimiz var :)
22 Ekim 2009 Perşembe
Ankara'ya Gitmemek...
Herkes nerde Ankara'da.. Ben nerdeyim evde.. Canım hiç istemedi ki Ankara'ya gitmek. Seminer varmış Ankara Üniversitesi'nde. Bizim kızlar topladı bavulları seminer için 3günlüğüne gittiler Ankara'ya. Aman dedim benim ne işim var orda. Okulda da kimse kalmadı bende yine ektim okulu evdeyim yani :) Ama bu kararı vermek baya zor oldu. acaba gitsem mi gitmesem mi diye çok düşündüm. Ama sonuda gitmemekte karar kıldım. Hem boğazımda ağrıyo azıcık. Okula gitseydim tam hasta olurdum( bahanelerle kendimi avutuyorum su an da...) Hem belki *E*le buluşuruz bugün. Hava da güzel.Okulda yanlız yapayanlız kalacaktım. Yapacak bişeyde bulamıyorum öyle olunca.
Aslında Ankara için kura çekilmişti ben çıkmıştım kuradanda. İlk defa böyle bir kura da kazanan bendim. Ama çok ani oldu ya gidişleri. Ben öyle günübirlik kararlar alabilen biri değilim. Vazgeçti bende hakkımdan. Çok ta üzülmedim zaten.
Aslında Ankara için kura çekilmişti ben çıkmıştım kuradanda. İlk defa böyle bir kura da kazanan bendim. Ama çok ani oldu ya gidişleri. Ben öyle günübirlik kararlar alabilen biri değilim. Vazgeçti bende hakkımdan. Çok ta üzülmedim zaten.
21 Ekim 2009 Çarşamba
Bayram Planı 2
Bayramda Aydın'dan özel misafirlerimiz var ya hani. *E* nin annesi babası ve ablası ve tabi benimde :) Oyüzden çok güzel ve özel planlar yamaya calışıyorum. Vaktimizi güzel geçirelm isiyorum.. 1. planımı acıklamıştım zaten. Şimdi sıra 2. sinde. Tarihi yer ve tarihieser seven ablamız için tüm Türkiye'nin tarihi eserlerinin temsillerini içinde bulundaran 'Miniatürk' e gitmeyi planlıyoruz..
Bu kadarla bitmez tabi planlarımın devamı gelecek. Hımm belki onları da fal baktırmaya götürürüm. :P Zaten duysalar bana neler söleğini büyük ihtimal onlarda cok gitmek isterler :)
Bu kadarla bitmez tabi planlarımın devamı gelecek. Hımm belki onları da fal baktırmaya götürürüm. :P Zaten duysalar bana neler söleğini büyük ihtimal onlarda cok gitmek isterler :)
20 Ekim 2009 Salı
İnanamadım...
Fal baktırdım bugün.. Şok içindeyim. Herşeyi bildi kadın.. Büyük bir merakla gittim. Çok anlattılar herşeyi biliyor diye. Apar topar kalktık İzmit'ten fal baktırma sevdasına yollara düştük. Değdi de valla ne yalan söleyeyim.
Kahve fincanı acıldı ve şok üstüne şok:
-yüzük gözüküyor.. ince ve dalga gibi desen var üzerinde...
ve şu an ya cebinde ya da çantanda...
-??!! evett...
-taşlı bir yüzüğünde var ama herzaman takmıyorsun..
-!!?!...
-aile arasında takmışsınız 22 yaşının sonuna doğru sözlenmişsin..
-evvet doğru..
-sözlendiğin kişinin burcu boğa ve çok konuşuyor
çok konuştuğu için işinde ve ilişkilerinde başarısız oluyor.
kısa zaman önce iş değişikliği yapmış ve yeni işinde para sıkıntısı yaşıyor.
işi bebek yada etiler gibi bir yerde cok lüks bir restaurant.
sen bahçelievler tarfında oturuyorsun ama o şişli tarafında.
-aman Allahım evet hepsi doru!!
-evlilikle iş arasında gidip geldin dilek için ama sonra iş diledin.
şu an son sınıfsın ve mezun olup diplomanı alacaksın
işletme gibi birşey okuyorsun.. üst düzey bir işe gireceksin ve orada kalıcı olacaksın.
yurt dışına gitmek isteyeceksin ama sözlün göndermeyecek...
-!??!!..
- Temmuz- Ağustos gibi evlenceksiniz.
- Öyle düşünüyoru
(içimde bir sayı tutmamı istedi veeeee...)
- 3
- evet doğru...
ve hatırlayamadığım daha bir çok şey... Verdiğim 15tl nin hakkını verdi kadın. Söyledikleri kadar varmış... Fala inanma, falsız da kalma =)
Kahve fincanı acıldı ve şok üstüne şok:
-yüzük gözüküyor.. ince ve dalga gibi desen var üzerinde...
ve şu an ya cebinde ya da çantanda...
-??!! evett...
-taşlı bir yüzüğünde var ama herzaman takmıyorsun..
-!!?!...
-aile arasında takmışsınız 22 yaşının sonuna doğru sözlenmişsin..
-evvet doğru..
-sözlendiğin kişinin burcu boğa ve çok konuşuyor
çok konuştuğu için işinde ve ilişkilerinde başarısız oluyor.
kısa zaman önce iş değişikliği yapmış ve yeni işinde para sıkıntısı yaşıyor.
işi bebek yada etiler gibi bir yerde cok lüks bir restaurant.
sen bahçelievler tarfında oturuyorsun ama o şişli tarafında.
-aman Allahım evet hepsi doru!!
-evlilikle iş arasında gidip geldin dilek için ama sonra iş diledin.
şu an son sınıfsın ve mezun olup diplomanı alacaksın
işletme gibi birşey okuyorsun.. üst düzey bir işe gireceksin ve orada kalıcı olacaksın.
yurt dışına gitmek isteyeceksin ama sözlün göndermeyecek...
-!??!!..
- Temmuz- Ağustos gibi evlenceksiniz.
- Öyle düşünüyoru
(içimde bir sayı tutmamı istedi veeeee...)
- 3
- evet doğru...
ve hatırlayamadığım daha bir çok şey... Verdiğim 15tl nin hakkını verdi kadın. Söyledikleri kadar varmış... Fala inanma, falsız da kalma =)
19 Ekim 2009 Pazartesi
Haftasonu Planı
İki film daha aldım. Aslında bu filmler hiç te aklımda yoktu. Ben 'Benjamin Button' u istedim ama yoktu. En kısa zmanda onu da alıcam. Çok merak ediyorum. Cumartesi günü yine film günü.
Tabi *E* nin işinde bir sorun olmazsa. Merakla bekliyoruz efenim =)
Not: Aslına bakarsanız ben tiyatroya gitmek istiyorum ama son andada bilet alınmıyor ki. 1 ay önceden bilet işini halletmek gerekiyor tiyatro için.
Haftasonuna daha çok var demeyin lütfen... Sabırsızlıkla beklendiği belli olsun.
Tabi *E* nin işinde bir sorun olmazsa. Merakla bekliyoruz efenim =)
Not: Aslına bakarsanız ben tiyatroya gitmek istiyorum ama son andada bilet alınmıyor ki. 1 ay önceden bilet işini halletmek gerekiyor tiyatro için.
Haftasonuna daha çok var demeyin lütfen... Sabırsızlıkla beklendiği belli olsun.
Bayram Planı 1
Çok mutlu oldum. Tiyatro dedim çok severim dedi. Ozaman gidelim dedim masrafa girme ama
dedi. Yok ne masrafı devlet tiyatroları çok ucuz oluyor dedim. Ozman plan yapılmıştır. Bayram
için en kısa zamanda tiyatro bileti alınacak.Tabi bayrama daha bir ay var ondan önce de gitmek
istiyorum. Ama *E* nin işi belli olmuyor ki.
dedi. Yok ne masrafı devlet tiyatroları çok ucuz oluyor dedim. Ozman plan yapılmıştır. Bayram
için en kısa zamanda tiyatro bileti alınacak.Tabi bayrama daha bir ay var ondan önce de gitmek
istiyorum. Ama *E* nin işi belli olmuyor ki.
Stres Bastı...
Okulun son senesi... Stres başladı ufaktan bende. Kendi stresim yetmezmiş gibi birde anne azarları başladı. Sanki ben bilmiyorum 5-6 ayım kaldığını, hatırlatmana gerek yok. Moral bozmada birebir yani. Destek olmak yok zaten. Zaten millette benim mezun olmamı bekliyordu. İş bulmak okadar kolay mı. Hem ben sırf işe girmek için girmek istemiyorum. Biraz da hayallerime, hedeflerime göre davranmak istiyorum. Bu benim hakkım değil mi. Kaç yılımı gecirdim ben okul sıralarında. Olmaz ki sırf bir işim var diyebilmek için hayallerimi gözardı etmek.
Birileri de bana destek olsun istiyorum, hayyatta hep tekbaşıma mücadele etmek istemiyorum. Hep öyle değilmi zaten? Kaç kişi kendi imkanlarıyla iş bulabiliyor ki bu devirde. Olmuyor biliyorum. Staj yapmak istedim onu bile yapamadım. Neden çünkü hatırlı tanıdıklarım yok.
Ama ben inanıyorum bir yerde şans bana gülecek ve ben mezun olduğum da bir işim olacak. İşte ozman ailem benim işe yaramz biri olmadığımı kabul edecek ve herseyi başıma kakamayacaklar. Ozaman bende bazı seyleri hakederek yaşayacagım ve kendimi asalak gbi hissetmeyeceğim. Kimsede öyle hissettiremeyecek.
Birileri de bana destek olsun istiyorum, hayyatta hep tekbaşıma mücadele etmek istemiyorum. Hep öyle değilmi zaten? Kaç kişi kendi imkanlarıyla iş bulabiliyor ki bu devirde. Olmuyor biliyorum. Staj yapmak istedim onu bile yapamadım. Neden çünkü hatırlı tanıdıklarım yok.
Ama ben inanıyorum bir yerde şans bana gülecek ve ben mezun olduğum da bir işim olacak. İşte ozman ailem benim işe yaramz biri olmadığımı kabul edecek ve herseyi başıma kakamayacaklar. Ozaman bende bazı seyleri hakederek yaşayacagım ve kendimi asalak gbi hissetmeyeceğim. Kimsede öyle hissettiremeyecek.
17 Ekim 2009 Cumartesi
Yine Uçuk...
Sabah uyanmamla şok olmam bir oldum. Bıktım ama artık. Yine uçukladım. Nedir bu benim çektiğim. Başka bir yerim de cıksın bu yara ya. Neden gelip tam yüzümün ortayerinde çıkıyor ki. Bu sefer hiç bir şeyi takmadım. Rüyamda da bir şey görmedim. Hayırdır neden pörtledi yine bu uçuk. Diğer çıktığında o kdarda ilaç kullandım. Hani kanım temizlenecekti. Bir işe yaramadı. Canımı da yakıyor zaten. İnce ince sızlıyor, beni sinir ediyor. =(
15 Ekim 2009 Perşembe
İzmit'in Yolları Taştan =)
O uzun zaman olmuş yazmayalı. Aslında öyle pek bir olay da yok zaten hayatımda. Hele büyük değişimler hiç yaşamıyorum. Git gel İzmit 2 saat. Dün servis hayatımın en büyük hayalini gerceklestirdim ama. yıldır servis ahalisi olarak bir hayal kurardık. Ah bir sevgilimiz olsada şöyle omzuna yatsak serviste uyuyarak gecirsek yolculuğumuzu sevgilimizle diye. Yaptım yaptım ben. *E* nin omzunda yatarak gitttim İzmit'e. bir gün de olsa yetti bana. *E* ye biraz zor geldi okadar yolu sabahın köründe gitmek sonrada aksam trafikte geri dönmek. Eeee nede olsa alışık değil.
-Valla çekilmez bu böyle hergün.
- Çekiliyor bak benim artık 5. yılım.
- Ben olsam böyle git gel yapmazdım.
-Ozaman bende eve çıkıyım en iyisi.
-O olmaz işte. Geçen sene olsa olurdu.
-Valla çekilmez bu böyle hergün.
- Çekiliyor bak benim artık 5. yılım.
- Ben olsam böyle git gel yapmazdım.
-Ozaman bende eve çıkıyım en iyisi.
-O olmaz işte. Geçen sene olsa olurdu.
12 Ekim 2009 Pazartesi
Rüya!!

Rüyamda göremedim seni baba. Çağırdın beni yanına. Ama ben gelemedim. Çok ağladım. Nerde olduğunu sordum saçma sapan insanlara. Konuşmayı bilmiyorlar ki. Söyleyemediler nerde olduğunu. Ya da söylediler ben anlayamadım onları. Gelmen lazım dediler sadece onu anlayabildim söylediklerinden. Neden sen söylemedin ' Gel kızım' diye. Onların ne söylediği anlaşılmıyordu ki baba. Gelemedim yanına. Ağladım, çırpındım seni görebilmek içn ama olmadı baba. Sonra uyandım. Seni göremeden uyandım baba. Resmini öptüm sora. Resmini öpmek seni öpmek gibi olmuyor ki. Bu gece rüyama kendin gel lütfen baba. Seni çok özledim. Yanımda değilsin bari rüyama gel arada bir.
11 Ekim 2009 Pazar
Bu Sadece Tek Bir Ağaç
Bana gelen bir maili sizlerle paylaşmak istedim. Bana çok ilginç geldi. Eminim sizinde ilginizi çekecektir.






Bu sadece tek bir ağaç orman değil!.. Dalları geniş bir araziye yeni bir ağaç gibi yayılan hint inciri ağacının adı Banyan yada ficus bengalensisdir. Kökleri daha sonra yeni gövdeler ve dallar oluşturur.Bu özelliği ve uzun ömürlülüğünden dolayı ağaç ölümsüz kabul edilir ve Hindistan mitleri ve efsanelerinin ayrılmaz bir parçasıdır.Bugün bile banyan ağacı köy hayatında önemli bir yere sahiptir ve gölgesinde köy toplantıları yapılır.Hindistan'da bulunan "Banyan" ağacı Budha'nın "ben banyan ağacıyım" dediği için Hintlilerce kutsal kabul ediliyor. Ve her bir dalının yere doğru uzamasıyla toprakta kök salarak yeni gövdeler oluşturduğu için ölümsüzlüğü simgeliyor.Korumalı bölgede tutulan banyan ağacının 320 tane kalın en az 3.000 tane ince gövdesi bulunuyor. 7.000 kişinin sığabileceği büyük bir orman oluşturan ağacın gövdesinden sızan süt gibi beyaz bir sıvıdan düşük nitelikli kauçuk elde ediliyor.
10 Ekim 2009 Cumartesi
Film...


Ne güzel bir gündü bu böyle... *E* ile bütün gün beraberdik. Ama yine de yetmedi ki bize. Zaten hiçbir zaman yetmez ki. Seviyoruz birlikte zaman geçirmeyi. Şimdi bir de film izlemeye başladık. Bu sefer filmleri ben seçtim. Zamanımız boldu. İki film izledik birlikte. Biri 'Aşk Tutulması' diğeri 'Güneşi Gördüm'. İkisini severek izledik. Herkese de tavsiye ederim. Ben seçerim de güzel olmaz mı? ;) Biri mütavazilikten mi bahsetmişti acaba? =)
9 Ekim 2009 Cuma
Ayna Ayna!!

Hiçbir zaman kendini beğenmiş bir insan olamadım. Hep güzelsin dediler, ben yok canım nerem güzel benim dedim. Halada öyle düşünmekteyim. Aynaya bakıyorum yok beğenemiyorum kendimi. İlla ki beğenmediğim bir yerimi buluyorum kendime baktığım da. Yok yok güzel değilim ben. Kahverengi saclar ve yeşil gözler başkasında olsa beğenirdim ama bende güzel durmuyor. Zaten her yeşil gözlü güzel olmaz ki. Başkaları beğensin beni, ben kendimi beğenmiyorum.
Zaten kendini çok beğenleri de sevmem ben. Güzel değilsin kardeşim ne bu afra tafra. Ya o bile kendini beğeniyorsa ben niye beğenmiyorum acaba diyorum çoğu zaman. Ama öyle insanlar da itici geliyor ya bana. Tamam kıyafetmiş saçmış makyajmış güzellik katıyor insana ama ya gercekten bari biraz güzel olda tamamlasın güzelliğini. Yok değilsin o kıyafetleri giydin diye güzel olmadın ki.
Ben ne giysem yakıştıramıyorum kendime, saçımı yapıyorum beğenmiyorum, makyaj yapıyorum sonra azcık şurdan azcık burdan siliyorum fazla geliyor gözüme. Geçen günde kirpiklerim uzun olsun istedim. Herkesin kirpiklerini süzdüm çaktırmadan. Keşke benimkilerde böyle olsa dedim.
Herkes bana güzelsin derken ben kendimi beğenmiyorum. Güzel olmayıp ta kendini beğenenlere de şaşırıyorum. Kendilerini överken şaşırıp kalıyorum. Sonra da kendime dönüp bakıyorum. Bakıyorum da ben onlardan güzelim =) Kendine güvensizlik mi oluyor acaba yaptığım yoksa mütavazilik mi? Ben karar veremedim.
8 Ekim 2009 Perşembe
Okey'e 4. Aranıyor!!
Ne şanssız bir günümdeydim bugün. Okey oyandık bugün ders beklerken. İstikrarlı bir şekilde oyun bitiremedim. Bekleki istediğin taş gelsin yok olmadı ne istesem gelmedi. Neyse sonra biraz açıldımda herkes bir panik oldu. Herkes dediğim diğer 2 kişi. Arkadaş eksikliği yaşıyoruz, okeye 4. bile yok.
Okeyden sonra ders hemde bitmek bilmeyen uzun olanlarından. Aman ne sıkıcı. Zaten sınavlarada şurda tam 3 hafta kaldı. Kaldı kalmasına da hani ben ne öğrendim ki. Yok yok şimdi böyle boşladılar daha baştan okulu hocalar. Sonra finallere yakın başlarlar bizi sıkmaya. Tabi konu üstüne konu eklenir. Haydi buyrun bakalım çalışında geçin geçebiliyosanız dersleri...
Okeyden sonra ders hemde bitmek bilmeyen uzun olanlarından. Aman ne sıkıcı. Zaten sınavlarada şurda tam 3 hafta kaldı. Kaldı kalmasına da hani ben ne öğrendim ki. Yok yok şimdi böyle boşladılar daha baştan okulu hocalar. Sonra finallere yakın başlarlar bizi sıkmaya. Tabi konu üstüne konu eklenir. Haydi buyrun bakalım çalışında geçin geçebiliyosanız dersleri...
7 Ekim 2009 Çarşamba
Uyku, Servis, Wc
Geceleri yatmayan sabahları da zorla uyanan bir tip oldum. Tabi sabah uyanamayınca servisi bekletmek cok normal. Sonra sabah sporu niyetine servise koşturmalar kaçınılmaz oluyor tabi. Sabah ki yolculuğum ne kadar koşuşturmayla başlamış olsada gayet normal gecti. Ama bir eksikle... Ben 4 yıldır serviste Koltuğa oturduğum an kafama rahat bir yer bulduğum gibi uyurdum. Evdeki kadar rahat rüya görebilecek kadar derin uyurdum hemde .Tek kişilk yerde eğilir bükülür en rahat ettiğim şekilde uyurdum. Dalga konusu olmuştur benim uyumalarım. Ama herşeye rağmen bebekler gibi uyurdum inceğim zamana kadar. Ama ne olduysa bu sene uyuyamıyorum. Yeni servisi mi yadırgadım yoksa daha alışmadı mı bünyem bilmiyorum...Uyumalarımı özledim.
Yaaa ne yalancıyım tamam sabah uyumadım ama öğlen dönerken içim geçti ine azıcık ama eskisi gibi değil öyle.. Heralde *E* ile buluşcak olmamdan dolayı azcık dalıp uyandım sonra. Ya her buluşmaya giderken heyecanlı olur mu insan. Ben her seferinde heyecanlanıyorum.
*E* bugün yine bana laf anlatmaya çalıştı yok öyle değildir sen yanlış düşünüyorsun diye. Ama ben inandığım şeyden kolay vazgeçemiyorum. Zamanla anlayacağım sanırım neyin ne olduğunu.
Tartışmadan önce birde Beşiktaş caddelerinde *E* nin tabiriyle deli tavuk gibi dolandık. Dolandık çünkü wc aradık. Taa İzmit'ten İstanbul'a çiş mi tutulur. Zor yetiştik valla. Aman tövbeler tövbesi bir daha yapar da gelirim.. :S
Çok daldan dala bir yazı oldu. Artık idare edin. Günün özeti diyelim...
Yaaa ne yalancıyım tamam sabah uyumadım ama öğlen dönerken içim geçti ine azıcık ama eskisi gibi değil öyle.. Heralde *E* ile buluşcak olmamdan dolayı azcık dalıp uyandım sonra. Ya her buluşmaya giderken heyecanlı olur mu insan. Ben her seferinde heyecanlanıyorum.
*E* bugün yine bana laf anlatmaya çalıştı yok öyle değildir sen yanlış düşünüyorsun diye. Ama ben inandığım şeyden kolay vazgeçemiyorum. Zamanla anlayacağım sanırım neyin ne olduğunu.
Tartışmadan önce birde Beşiktaş caddelerinde *E* nin tabiriyle deli tavuk gibi dolandık. Dolandık çünkü wc aradık. Taa İzmit'ten İstanbul'a çiş mi tutulur. Zor yetiştik valla. Aman tövbeler tövbesi bir daha yapar da gelirim.. :S
Çok daldan dala bir yazı oldu. Artık idare edin. Günün özeti diyelim...
5 Ekim 2009 Pazartesi
4 yıllık okul arkadaşımla ilk defa okul dışında buluştuk bugün.. İstanbul'un bir ucunda o oturuyor , diğer ucunda ben.Buluşmamamızın nedeni bu heralde. Ya da kendi kenime bahane uydurdum. Çok panik oldu buluşmamız. 'Acaba birbirimizi çok bekler miyiz, ben oraya nasıl geleceğim, nerde buluşsak, sen şurayı biliyor musun ki 'soruları soruldu. Ama sonunda sağ salim buluştuk. Oh bir güzel yemek yenildi, Sonra bir güzel alışveriş merkezi talan edildi, ama alınmaya layık hiç birsey bulunamadı. Sonra çok yorunuldu. Hadi birer kahve içelim denildi. İğrenö birer Türk kahvesi içildi. Hayatımda içtiğim en berbat Türk kahvesiydi. Türk kahvesinin o hoş kokusu yoktu bir kere. Öyle kahve mi olur canım. Gelsinlerde ben onlara kahve nasıl yapılır göstereyim. Hem para falan da istemez. Kahveden sonra ayrılma vakti geldi. Arkadaşım ilk defa metrobüse bindi. İnince aradı beni. 'Ya ne güzeldi trafik falan yok baksana geldim bile' diye şen bir sesle hararetli hararetli anlattı yolculuğunu. Ama onun konusması hep böyle ki zaten.
Bunu hep yapmalıyız bence. Zaten öyle kararlaştırdık. Sonra taksime de gideriz, fasıl yaparız diye sözleştik. Yaparız yaparız mutlaka.
Bunu hep yapmalıyız bence. Zaten öyle kararlaştırdık. Sonra taksime de gideriz, fasıl yaparız diye sözleştik. Yaparız yaparız mutlaka.
3 Ekim 2009 Cumartesi
Farmville Çılgınlığı

Facebook'ta uzun zamandır nerdeyse herkesi etkisine almış bir oyun Farmville. Tarla, bağ, bahçe oyunu. Ekiyorsun, biçiyorsun, para kazanıyorsun. Bir başalayan bir daha zor bırakıyor. Kız oyunu deyip geçmemek lazım. İnsan bir yerden sonra çok fena sarıyor. Bağımlılık derecesinde. Her an tarlan aklında. Önce bir güzel tarlanı ekiyorsun sonra zamanı gelince topluyorsun. Biraz sabır gerektiriyor. Tam bir çiftlik hayatı kısacası. İneklerden süt almaca, koyunlardan yün kırpmaca, tavuklardan yumurta toplamaca oyunu =) Bir de ne kadar çok komşun olursa o kadar iyi. komşularım hem hediye gönderiyor sana hemde onları ziyaret edip, çiftliklerindeki ayak işlerini yaptığında experience kazanıyorsun. Ayak işleri de yaprak süpürmek, karga kovalamaktı eskiden şimdi birde tilki ve köstebek kovalamayı çıkarmşılar. Experience'ın arttıkça level atlıyorsun. Level atladıkçada ekebileceğin ürün sayısı artıyor, daha cok şey satın alıp çiftliğini büyütebiliyorsun. Önceleri Facebook ana sayfamda bu oyunla ilgili haberler çıktıkça sinir olurdum ama sonunda bende müptelası oldum. Ekiyorum, biçiyorum, para kazanıyorum, level atlıyorum, eğleniyorum.
Bu arada bugün facebook'ta büyük bir panik havası vardı. Nedeni ise birçok Farmville kullanıcısının Farmville'e girmek isteyipte Telekomun bir uyarısıyla karşılaşmaları. Bütün emekleri uğraşları onca ekili dikili alan boşa gitti. =) Telekom ne istediyse artık bu oyundan. Başka yasaklanacak engellenecek birşey bulamadı heralde.
2 Ekim 2009 Cuma
Entrikaların Kanalı KanalD
Her akşam bir entrika yaşanıyor Kanald'de.. Etkisinde kalarak izliyorum ne yalan söyleyeyim şimdi. Çarşamba akşamları kaç sezon olduğunu şu an kestiremediğim "Yaprak Dökümü". Büyük bir aile trajedisi... Ali Rıza Bey ve ailesinin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir... Nerde kötü bir olay o aileyi buluyor... Yok artık.
Perşembe akşamları aldatmanın sınırlarını zorlayan dizi "Aşk-ı Memnu". Zavallı Adnan Bey dünyadan haberi yok. Git sen güzel ve genç bir kadınla evlen sonrada yeğenine kaptır. Yazık ama ya bi adam bu kadarda kandırılmaz ki... 'Kimin eli kimin cebinde' lafı bu dizi için söylenmiş en doğru laf olur. Hatta internette şeması bile vardı birbirini sevenler oklarla gösteriliyor.. En sonunda bütün oklar Behlül'e yöneliyor.Hatta son zamanlarda Rtük tarafından bir uyarı almışlar. Aile yapısını bozacak davranışlar içerdiği söylenmiş dizi için. Yasaklanması an meselesi yani. Behlül öpme Bihter'i okadar çok bundan sonra.
Ve cuma akşamları Orhan Kemal'in büyük eseri "Hanımın Çiftliği". Güllü ve büyük aşkı Kemal. Dizi daha yeni başladı ama büyük entrikalarolacağı daha şimdiden belli. Özgü Namal çok güzel oynuyor ama şimdi hakkını yememek lazım. Herhalde bir başkası o şiveyi onun gibi kullanamazdı.
Yani anlayacağınız bu sezon KanalD çok entrikalı bir yıl geçirecek. Sanmayın ki ben dizi manyağı biriyim . Hayır aslında öyle değil.Ne var ki başka yapacak. Sırf sıkıntıdan yani. İzleyecek adam gibi programda yok hem. Gündüzleri abuk sabuk insanların yaptığı katil yakalamaca programları ya da evlendirme programları, akşamları da işte bu diziler. Bir yerde insanları bunları izlemeye zorluyorlar. Şikayeti olan var mı?? Hayır yok...
Perşembe akşamları aldatmanın sınırlarını zorlayan dizi "Aşk-ı Memnu". Zavallı Adnan Bey dünyadan haberi yok. Git sen güzel ve genç bir kadınla evlen sonrada yeğenine kaptır. Yazık ama ya bi adam bu kadarda kandırılmaz ki... 'Kimin eli kimin cebinde' lafı bu dizi için söylenmiş en doğru laf olur. Hatta internette şeması bile vardı birbirini sevenler oklarla gösteriliyor.. En sonunda bütün oklar Behlül'e yöneliyor.Hatta son zamanlarda Rtük tarafından bir uyarı almışlar. Aile yapısını bozacak davranışlar içerdiği söylenmiş dizi için. Yasaklanması an meselesi yani. Behlül öpme Bihter'i okadar çok bundan sonra.
Ve cuma akşamları Orhan Kemal'in büyük eseri "Hanımın Çiftliği". Güllü ve büyük aşkı Kemal. Dizi daha yeni başladı ama büyük entrikalarolacağı daha şimdiden belli. Özgü Namal çok güzel oynuyor ama şimdi hakkını yememek lazım. Herhalde bir başkası o şiveyi onun gibi kullanamazdı.
Yani anlayacağınız bu sezon KanalD çok entrikalı bir yıl geçirecek. Sanmayın ki ben dizi manyağı biriyim . Hayır aslında öyle değil.Ne var ki başka yapacak. Sırf sıkıntıdan yani. İzleyecek adam gibi programda yok hem. Gündüzleri abuk sabuk insanların yaptığı katil yakalamaca programları ya da evlendirme programları, akşamları da işte bu diziler. Bir yerde insanları bunları izlemeye zorluyorlar. Şikayeti olan var mı?? Hayır yok...
Aaa!! Ne O Gene mi Tatil?
Artık bu kadar da olmaz. Ben yine mi evdeyim ya? Ama bu sefer okulu kırmadım ki. Bizzat hocaların kendisi mecbur bıraktı gitmemeye. Sevgili hocalarımızdan birisi cuma günü tek ve geç olan dersini perşembe gününe aldı ve cuma günleri için bizi azadetti. Ne güzel değil mi.? =) 4.sınıf olmak böyle birşey demek ki.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


