3 Mayıs 2011 Salı

İnanamıyorum..



Eski gülüşlerimi arıyorum
En saf, en temiz, en tasasız çocuk gülüşlerimi
Göğe uzanan ulu bir masal ağacının tomurcuklarında asılı kalmışlar

Erişemiyorum.

Yaşanmış düşlerimde yitirdiğim masum gülüşlerimi bir tek
"O" indirebilir aşağıya

Bir tek o yüzümü güldürebilir yeniden

Ama yok!
Ölmüş!
Öyle diyorlar, inanamıyorum...



2 Mayıs 2011 Pazartesi

Sessizlik



Kızmıyorum kimseye hiç bir şeye. Böyle olması gerekiyormuş böyle oldu diyorum sadece. Kimseye kırgın değilim yaptıklarından dolayı,kimse de bana kırılmasın. Sorgulamaya hakkım yok biliyorum. Sadece anlam veremiyorum bazı şeylere. Ama ne anlamı olabilir ki bu saatten sonra yaşananların. Yaşadığım hiç bir şeyden pişman değilim, olmayacağım da. Yaşadığım her anı, her anıyı gülümseyerek anıyorum. Bana harcanan emeklere nankörlük etmiyorum asla benim yaptıklarımda göz ardı edilmesin istiyorum. Kimsenin arkasından tek kelime kötü laf etmiyorum, etmiyeceğim de. Kırgınlıklarım yok değil, evet hemde çok ama içime atıyorum onları, yavaş yavaş küllenip gidicek ne de olsa. Bu hep böyle olur hayatta. Kırgın olmam bir şey değiştirmiyor çünkü. Yaşanan yaşandı, geri dönülmez bir yola girdi herşey. Herkes tercihini yaptı sessiz kalarak, birşeyleri hayatından anında cıkartarak madden ya da manen. Ben anlayamadığım tek şey bunun bu kadar hızlı olmasının bir nedeni olmalı ama ne?






21 Şubat 2011 Pazartesi

Elli Bir Yıl 2 Gün




Biri beni bekliyor eminim. Neden yazmadı bu kız dedi üzüldü. Unuttum sanma sakın seni. Asla unutmam, unutamam ki. İnsan annesini nasıl unutur. Hele ki annesinin doğum gününü unutması imkansız. Elimde olmayan nedenlerle gec yazıyorum bu yazıyı.
Keşke hep yanyana olabilsek böyle mutlu anlarda. Hep beraber desek iyi ki doğdun diye. Sarılıp kutlayabilsek doğum günlerini. Maalesef her zaman herşey istediğimiz gibi olmuyor hayatta.. Her zaman sevdiklerimizin özel günlerinde yanlarında olamıyoruz.
İşte bu yüzden nacizane bu yazım hediye olsun, beni yanında gibi hisset. Sakın kızma bana gec yazıyorum diye.


İyi ki doğdun anne.. "Anne" kelimesini öyle içten söylüyorum ki sana öyle hisset, buna inan.. Kendi kızın ve oğlun nasıl söylüyorlarsa işte onlar gibi söylüyorum bende. Doğum günün kutlu olsun. Seni cok seviyorum derken sana sımsıkı sarılıyorum.. Öyle hayal et bunları okurken..

5 Şubat 2011 Cumartesi

Sevgililer Günü Keki



Sevgililer günü yaklaşırken ilk hediyemi verdi sevgilim.. Kendimi öyle şanslı hissediyorum ki anlatamam size.. Çok az kadının alacağı bir hediye bu. Kaç adam sevgilisi için havuçlu tarçınlı "ıssız adam" keki yapabilir ki... Kaçı söyleyin bana... İnce ruhlu sevgilim benim bir kez daha bana ne kadar değerli olduğumu hatırlattı..


28 Ocak 2011 Cuma

Mutlu Yaşlar


Ne garip bir hayattır yaşadığımız. Neler getireceği, bizi kimlerle karşılaştıracağı belli olmuyor. İnsan nereden nereye diyor. Kimin aklına gelir ki bu insanlarla aile olacaksın diye. İşte siz benim hiç aklıma gelmeyecek ama şimdilerde ailem olan insanlarsınız. Varlığıyla hayatımı zenginleştiren, sevgileriyle kendimi değerli hissettiren ailemsiniz.

Hayatımda ki en büyük eksiği kapatan canım babacım doğum günün kutlu olsun.. Seni çok seviyorum. Ömür boyu biricik karınla yani annemle, güzel kızınla yani benim ablamla ve yakışıklı oğlunla yani benim sevgili nişanımla ve ve tabi ki küçük kızınla yani bendenizle bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.. İyi ki doğmuşsun babacım.. İyi ki tanımışım seni, iyi ki de senin küçük kızın olmuşum :D


27 Ocak 2011 Perşembe

Seninle Yaşlanmak İstiyorum


‎...Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim ...istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek… Böylece yaşamalıyız işte.Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız…Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde .

Can Yücel

12 Ocak 2011 Çarşamba

Çok Sevdim




Akşam kadar çalışıyorsun. Artık bilgisayara bakmaktan gözlerin yanmış. Saate bakıyorsun sürekli. Sen saate baktıkça zaman daha yavaş geçiyor sanki. Hele ki son bir saat o kadar uzun geliyor ki sana artık bitsin diye dua ediyorsun. Sonra zaman gelip çatıyor. Alıyorsun montunu çantanı, herkese iyi akşamlar dileyip seni kapı da seni bekleyen sevgilinin yanına koşuyorsun. Sevgilini görünce bütün günün yorgunluğunu unutuyorsun. Sevgilinin elinden tutunca için ısınıyor. Elele mis gibi kestane kokan, balık kokan Eminönü'ne gidip midye yiyorsun.Sonra oturup bir yerde çayını yudumlarken sıcacık bir sohbet ediyorsun. Üşüdün diye Sultanahmet'in yolunu tutuyorsun. Sonra herkes evlerine gidiyor.
İşte en çok bunu sevdim. En sevdiğim bu oldu. İş çıkışı sevgilimle elele dolaşmak bütün günün yorgunluğunu sildi attı.



6 Ocak 2011 Perşembe

31 Yıllık Aşk







Geçen sene bugün size bir hikaye anlatmıştım hani nişanlısına kabak çekirdeği içi götüren genç delikanlı ile bukle bukle güzel saçlı genç kızın hikayesi.. İşte onların bu yıl 31. evlilik yıl dönümleri. Bir sene daha büyüdü onların aşkları. Biraz daha olgunlaştı, biraz daha katmerlendi aşkları.
Düşünsenize 31 yıllık bir şey; eskir, yıpranır. Ama yok öyle değil onların aşkları günler geçtikçe, yıllar geçtikçe daha bir güzelleşiyor, her gün yenileniyor.
Nereden mi biliyorum bunları ben? Onları gören herkes anlar zaten; birbirlerine olan bakışlarından, birbirlerine karşı davranışlarından.. Birbirlerine bakarken gözlerinin ışıldamasından anlarsınız birbirlerini ne kadar sevdiklerini. En önemlisi de aralarında varolan saygının büyüklüğü..
Allah mutluluklarını daim etsin... Nice nice mutlu birlikte geçirecekleri yıllar onların olsun..


2 Ocak 2011 Pazar

27 Aralık İşbaşı

Tekrar merhaba blog ahalisi.. Uzun zamandır yazmıyorum farkındaysanız. Yok vaktim yoktu yok çok meşguldüm gibi şeyler sölemeyeceğim. Çünkü alakası yok. Aksine oldukça boştum. Hatta o kadar boş ve aylaktım ki yazacak bir şeyim bile yoktu.
Ama bu süre boyunca hayatımda çok güzel bir şey oldu. Uzun zamandır iş arıyordum ve sonunda buldum. Kendi kendime söz vermiştim ne zaman iş bulacağım, o zaman bloguma yazacağım diye. İşte o gün geldi. Hatta biraz gecikmeli olarak yazıyorum bugün. Tam bir hafta oldu işe başlayalı. Şimdilerde pek bir şey yapmıyorum ama o da olacak. Hatta herkes bu günlerini arayacaksın, dur başını kaldıracak vakit bulamayacaksın gibi uyarılarda bulunuyor. Yavaş yavaş alıştım bile. Kolay oldu zaten çünkü herkes öyle iyi ki. Kimse kimseye farklı gözle bakmıyor. Her gördüğünüz kişi mutlaka size selam verip halinizi hatırınızı soruyor.
Şimdilik benim için tek problem yol. Şirketin yeri biraz ters. Hal böyle olunca her türlü toplu taşıma aracına binmek zorunda kalıyorum. Ama olsun buna da alışacağım. Yeter ki işim daim olsun ve ben tecrübe kazanayım.
Yeni yıla aşk ve iş sahibi olarak girdim ben. Yeni yıldan hep başarı, aşk, iş, sağlık isteriz ya ben de bu yıldan en başta sağlık, işimde başarı ve huzur istiyorum. Ben mutluyum buradan herkese duyurulur.

Hee! Bu arada ne şirketimi ne de ne pozisyon da çalıştığımı yazdım. :D Şirket biraz dar kapsamlı olsa da insan kaynakları şirketi sayılır. Şöyle ki; şirketimiz de iki bölüm mevcut; bunlardan biri güvenlik bir diğeri ise temizlik. Bizim şirket sitelere, avmlere, hastanelere ve buna benzer yerlere temizlik ve güvenlik elemanları gönderiyor. Ben temizlik bölümü genel müdürü asistanı olarak işe başladım. Zor bir genel müdürümüz var ama olsun. Ben kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü böylece daha çabuk ve daha çok şey öğreneceğime inanıyorum.

Kendime Not: 27 Aralık 2010' da işe başladım.. :D