
30 Eylül 2009 Çarşamba
Grip!!

29 Eylül 2009 Salı
Maraton Başladı...
Haydi dersi falan boşverde bu trafik ne zman bitecek kardeşim ya ... Bir günde şöyle akıp gidelim İzmit-İstanbul yollarında.Oflayıp puflamadan gecsin yolcuğumuz. Ama nerdeeee... Sanki bütün dünya bizim gittiğimiz yollardan gidiyor okadar çok araba nerden çıkıyor, herkes nereye gidiyorr... Birde serviste olan tarfik.. Heryer insan..Orası benim yerim yok şurda ben oturuyorum..Yer tutma derdi bulamayıncada mecburiyetten öne otur.. Tabi bir de gözüne güneş girsin.. Ama ne zor ilk gündü be...
He bir de grip var... Hava değişimi heralde girp oldum. Tamda zamanında yani.. Grip okulun açılmasını bekledi. Sırf bana gıcıklık olsun diye. Hasta olayaım, zor uyanayım , burnumu çeke çeke okula gideyim diye bekledi grip...
28 Eylül 2009 Pazartesi
Sinirlenince kendimi kaybediyorum ben. Söz vermiştim yapmayacaktım ama yine oldu. Yine sinirlendim ve kendimi bu sefer kaybettim, Ağzıma geleni söledim, kendim bile duymadım ne söylediğimi. Zaten duysaydım söylemezdim ki. Çok kötü sözler söylemişim. Şimdi hatırlıyorum da kendime kızıyorum. Ağzıma acı biber sürün benim, etmiyeyim bir daha öle kötü sözler. Bütün gece ağladım sonra. Olan hem bana oldu hem *E* ye. Ne vardı sanki bu kadar abartıcak. Yine ben yaptım tutamadım şu cenemi, sinirlerime hakim olamadım. Sonra hem beddua ettim hem ona hem kendime. Bak çok kızdım kendime. Küssün herkes bana, ben kötü kızım. Kırmak istermiyim ben hiç. İstemem tabi. Dedim ya kendimi kaybediyorum ben sinirlenince. Ama söz vermiştim. Bu son ama yapmayacağım bir daha ne kadar sinirlenirsem sinirleniyim kendimi kaybetmeyeceğim. Kendim bile inanmam ki bu söylediklerimi benim söylediğime normal zamanda. İşte sinirlenince bilmiyorum ne dediğimi. Ama olmayacak bir daha. Kendimden özürdiliyorum, en çok ta *E* den özürdilerim. Acaba beni affedebilecek mi? Soslu makarna yaptım affetsin diye beni. Affeder dimi?
27 Eylül 2009 Pazar
Kıskancım Ben Çok Kıskancım
26 Eylül 2009 Cumartesi
TAHİR İLE ZÜHRE
Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
yani yürekte....
Mesela bir barikatta döğüşerek
Mesela Kuzey Kutbu'nu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil..
Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istersen dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden Tahir olmak ta ayıp değil Zühre olmak ta Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil...
Nazım Hikmet Ran
( 1902 - 1963 )
25 Eylül 2009 Cuma
Hayat!!

Yaşadıklarımızda hep şimdiki mutluğumuzu düşünemeyiz ki, biraz da gelecekte ne olacağını az çok tasarlamalıyız kafamızda. Gelecekte mutlu olmayacaksan şimdi yaşadığımız mutluluğun ne önemi var ki. Anlık mutluluklar da önemli tabi ama evlilik bunun ilerisi. Ben yinede ablam için iyi dileklerimi yazacağım buraya. Çünkü onun mutlu olması bizide mutlu eder. Ablacım eğer gercekten seviyorsan sevginin arkasında dur ama eğer o sevgi seni ileride üzmeyecekse. Karşındaki insan ne kadar iyi olursa olsun seni gercekten mutlu edebilecek mi? Umarım herşey yoluna girer onun hayatında ve yine yollarınız bir yerde kesişir ve hep mutlu olursunuz.
Uçuk Uçuverse =(
23 Eylül 2009 Çarşamba
Beklenenden Güzel!!
22 Eylül 2009 Salı
Güz Sancısı

20 Eylül 2009 Pazar
YILMAZ ÖZDİL'DEN- DİLA
Bir minik tabut.
Üstünde güllü yemeni.
İçinde Dila.
Yarın bayram güya.
Vali gelmedi.
Büyükşehir başkanı yok.
İSKİ’ciler yok.
Milletvekilleri yok.
Trilyonları haldır haldır cebe indiren müteahhitler de gelmedi... Olabilir, belki insan içine çıkacak yüzleri yok, AKOM’dan seyretmişlerdir, mobeseden filan... Ama tek tek taradım, çiçek de yok.
Telefonla aramamışlar.
Başsağlığı bile yok.
Ayakta zor duruyor anne... Düşerse diye, ambulansı bile aile tutmuş iyi mi.
“Tanıyor musun?” derseniz aileyi...
Tanıyorum. Biziz onlar. Sizsiniz.
Ne iş yapar mesela insan hakları dernekleri? Bir yaşındaki körpenin insan yerine konması için illa bölücü mü olması gerekiyor? Nerede kulağı küpeli, saçı at kuyruklu medyatik Greenpeace üyeleri? Kutup ayıları kadar değeri yok mu, çevre felaketi kurbanı evlatlarımızın? Bu bitkin babayı omuzlayacak, senin davanı biz üstleneceğiz diyecek Barolar nerede?
İmam desen, duruma o kadar hâkimdi ki, “depremde” hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet okuyarak başladı söze... “Sen Mars’tan mı geldin hoca?” diyemedik tabii, “Amin” dedik usulca... Sonra da “Hakkınızı helal edin” dedi. “Helal olsun” dedik, hiç utanmadan... Çünkü ne hakkımız olabilir ki o günahsız yavruda? Öldürdüğümüz için bize borçlu mu üstüne Dila?
Kader ağlarını ördüğü için mi, balıkçı ağına takıldı taa Bursa’da?
Ve dua ettim uğurlarken, “Orada olmak isterdim” diye mesaj gönderen siz okurlarım adına: “Dereleri ıslah edelim mutlaka da... Allah önce kimleri ıslah etmeli acaba?”
19 Eylül 2009 Cumartesi
Bayram!!

Tispe ve Piremus

18 Eylül 2009 Cuma


Çok şirin dimi =) Bu tişörtleri *E* ile ikimiz için tasarladım. Eğer sizde böyle şirin hediyeler tasarlamak isterseniz www.tish-o.com.tr adresini ziyaret edin. Hem çok eğlenceli hemde ne hediye alsam derdine son verecek bir site.
17 Eylül 2009 Perşembe
En Yakınım En Uzağım...

14 Eylül 2009 Pazartesi
!!!
13 Eylül 2009 Pazar
Can Sıkıntısı

12 Eylül 2009 Cumartesi
AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI? - VICTOR HUGO
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
11 Eylül 2009 Cuma
Kitap Okumam Lazımm!!!!
9 Eylül 2009 Çarşamba
...Küçük Kıpırtılar...

Sel Felaketi!!!


