28 Şubat 2010 Pazar

Eyvah Eyvah


Sıcak bir Trakya filmi 'Eyvah Eyvah'. Hem komik hem heyecanlı bir film. Hem aşk dolu hem de eğlenceli. Ata Demirer'in ellerine sağlık harika bi komedi filmi olmuş. Ben yabancı olmadığımdan bu şiveye bunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ; Trakya şivesini bu kadar güzel kullanan bir oyuncu daha yok. Tavsiye ediyorum mutlaka izlemelisiniz.

27 Şubat 2010 Cumartesi

Bolu - Safranbolu


Bahar adımı atmış Bolu'ya. Çiçekler açmış bile kırlarda, ağaçlarda. Ama hala karlar var yerlerde. Abant Gölü kış boyunca yağan karlardan ,yağmurlardan bıkmış artık taşmış, yolları kaplamış , nehir gibi yolların kenarlarında akıyor.Soğuktu ama güzeldi Abant yine sevgiliyle. Issız bir yer gibi geldi bize ama haftasonu kalabalık oluyormuş; piknik yapanlar, faytona binip Abant gölünün etrafında dolaşmak isteyenler geliyormuş.Sonunda ben de en büyük hayallerimden birini gerçeleştimiş oldum Abant'ta; ata bindim. Atlarımız biraz bodur ve tıknaz atlardı ama olsun çok güzel bir duyguydu benim için. Soğuktu ama arada bir güneş yüzünü gösterip ısıttı bizi.Göl kenarında sevgiliyle elele dolaşmak güzeldi. Kafa dinlemek için harika bir yer Abant. Harika bir köy kahvaltısıyla başladı bizim gezimiz. Neler yoktu ki kahvaltı da; bal kaymak mı istersin, sucuklu yumurta mı yoksa kızarmı ekmek mi , zaten zeytini peyniri saymıyorum bile.
Abant'tan sonra Safranbolu'ya gitmeye karar verildi. Orasını tarihi dokusu büyüledi bizi. Daracık sokkaları ve muhteşem evleriyle büyülü bir kasaba gibiydi Safranbolu. Evlerinin yanında bir de kuyu kebabına hasta oldum ben. Tabaklarımız ilk geldiğinde ufak bir şok yaşadım aslına bakarsanız; özensiz bir şekilde tabağa konulan et parcaları ve bir iki parça domates biber. Görüntüsü kötü ama etin öyle bir tadı var ki lokum gibi.
Dönüş yoluna geçildi sonra. Git git bitmedi yol. Yoldaki şiddetli yağmur ve sis çok korkuttu beni. Ama sağsalim vardık evimize. Hayatımda yaşadığım en güzel gezilerden biriydi.

24 Şubat 2010 Çarşamba

Allah Korudu!

Korkmuşumdur hep trafik kazası yaşamktan. Eğer olursa nolur diye düşünmüşümdür. İşte nerdeyse dün yaşamak üzereydim bizzat ne olacağını görecektim. Her zamanki gibi servise bindim ve uyumaya başladım.. Sonra bum diye bir ses duydum hızla sarsılmaya başladık. Acaba dedim rüyamı görüyorum yoksa gerçek mi? Aman dedim sakın çığlık atmayayım rezil olurum. Ama açınca gözümü anladım ki rüya değilmiş. Herkes bir panik içinde. Servisin lastiği patlamış sonra bariyerlere çarpmışız. Gözlerimi açtığımda sol şeritten hızla sağ şeride geçmeye çalışıyordu şöför. Bir yandan dua ediyor bir yandan da yanımdaki kızın kollarına sarılmış onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Neyseki sağsalim sağa yanaştık ve durduk. Servisten indiğimde bacaklarım titriyordu. Uzun zaman kendime gelemedim. En komik olanı da yanımda ki kızdan daha önceleri pek hoşlnamamdı. Nerde görsem ne yapsa uyuz olurdum. Ölüm korkusu insanı sevmedikleriyle sarmaş dolaş yapıyormuş demek ki. Allah korudu ki sadece lastiğimiz patladı. Allah korudu ki o hızla arkadan gelen başka araç bize çarpmadı.

21 Şubat 2010 Pazar

Bir de Bunlar Var


İki filmde birbirinden güzel. Mutlaka alın ve izleyin. Uçurma Avcısı'nın bir de kitabı var. Okuyanlar ve filmi izleyenler kitabın daha güzel olduğunu söylüyorlar. Ben okumadığım için şimdilik filmin harika olduğunu söyleyebilirim.

Recep İvedik 3


Gitmem dedim, adam çok küfür ediyor, küfürle güldürse nolur dedim ama gittim ve bayıldım.. Harikaydı.. Şahan Gökbakar'a hayran oldum. Lafımı yedim ve takdir ettim. Recep İvedik 4 çekilsin koşa koşa giderim...

20 Şubat 2010 Cumartesi

Nişanlandık...

Gündemi biraz geriden yazıyorum sanırım. Biz 14 Şubat'ta nişanlandık *E*le. Ama öyle bildiğiniz nişanlar gibi değil bizimki. Törensiz, yüzük kurdeleleri kesilmeden. Gerek yoktu zaten. 6Haziran'da ki sözümüzde yaşadık biz bunları. Hemde gayet güzel ve heyecanlı bir şekilde. Aynı şeyleri tekrarlamaya gerek duymadık. Sadece yüzüklerimizi değiştirdik. Söz yüzüğümüzden daha kalın olanlardan şimdi ki yüzüklerimiz. Bir de nişan fotoğrafımız olucak en yakın zamanda. Şöyle cicili bicili giyinip fotoğraf cektiricez ilerde çocuklarımıza gösterebileceğimiz,mutlulukla bakıp eski günleri anabileceğimiz.

19 Şubat 2010 Cuma

Biri Doğmuş...

Biri doğmuş yıllar önce bugün.
Ama kaç yaşında tahmin etmek okadar zor ki.
Bazen bakıyorsunuz küçük bir çocuk gibi atlar, zıplar ,koşar ,oynar .
Sonra bir bakarsınız 20 yaşlarında bir genç kız gibi; zevkleri ,hayata bakış açısı, sonra bir de yeni olan herşeye ayak uydurabilmesi.
Ve sonra kocaman bir kadın; sabırlı, merhametli, her derde koşan ve yardımsever.
En nihayetinde çok güzel bir anne; çocukları için herşeyi yapabilecek, onlar üzüldüğünde kendi bin kat fazla üzülebilecek.
Biri doğmuş yıllar önce bugün.
İyiki de doğmuş, İyiki de var.. İyiki de geç olsa bile benim hayatıma girmiş.
Doğum günün kutlu olsun annecim. Seni çok seviyorum...

17 Şubat 2010 Çarşamba

Gezdik, Gördük...




Bugün sevgiliyle Galata Kulesine tırmandık. Bİr hevesle aldığımız müze kartlarımız gecerde para ödemeyiz sandık. Ama işin aslı öyle değilmiş. Özelleşirilmiş Galata Kulesi. Turizm Bakanlığı denetiminde ama Turizm Bakanlığı'na ait değilmiş.Ama olsun yine de güzeldi İstanbul'u kuş bakışı seyredebilmek, hemde gün batımında sevgiliyle elele olabilmek.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Gittik, İzledik

Cumartesi akşamı *E*, annem ve ben tiyatroya gittik. Yine bir önceki gibi biletlerimiz son anda alındı ve haliyle oyunu en arkadan izlemek zorunda kaldık. Bilenler bilir Atlas Pasajındaki küçük sahneyi ve rahatsız koltuklarını. En arka, rahatsız koltuklar ve sıkıcı bir oyun deneyimi yaşadık doğrusu. Oyunculara diyecek lafım yok ta oyun kötüydü...



Hani yazmıştım merakla bekliyorum çok merak ediyorum diye 'Ejder Kapanı' için.. Söke'deyken ikinci ailemle gittik bu filme ve tam anlamıyla harikaydı. Arada tahminler yürütüldü filmin sonuyla ilgili ve bir çok tahmin atıldı ortaya. O kadar süpriz bir sonu var ki anlatamam. Şiddetle tavsiye ederim, mutlaka gidin..

14 Şubat 2010 Pazar

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun...

Sevgililer günü çikolatamız:



Canım sevgilimin benim için hazırladığı emeğini ve sevgisini katarak yaptığı hediyesi:


Sevgilim ve benim için çok anlamlı bir hediye:
Fenerıum'un sevgililer günü için hazırladığı tişörtler



Veeee benim için en büyük süpriz uzun zamandır istediğim şey:


Herşey için teşekkür ederim sevgilim; bugün benim yanımda olduğun için ve bu anlamlı günün sen yanımda olduğun için daha fazla anlam kazandığı için..Gerçi bize hergün sevgililer günü biz birlikte oldukça...

10 Şubat 2010 Çarşamba

Döndüm.. Evimdeyim..

Çok güzel bir tatil yaptım gecen hafta. Yeni ailemle iyice kaynaştğımı hissediyorum artık. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuşuz gibi geliyor şimdi. O kadar samimi ve içten ağırladılar ki beni sanki o ailenin bir parçası gibi hissettim kendimi.
Gündüzleri anneyle gezmeler, akşamları ailecek yemekler, yemekten sonra ablayla keyif yapmacalar, herşey ama herşey cok güzeldi..
Beni kendi aralarına terreddüt etmeden aldıkları için çok mutluyum. . Herşey ama herşey için anneme babama ablama ve dedeme cok teeşekkür ederim...Eğer bir hatam bir saygısızlığım olduysa kendilerinden özürdilerim. Ben cok güzel bir hafta gecirdim ikinci ailemle. Şimdi gercek anlamda kocaman bir aile olduğumuzu hissediyorum.

Şimdi evimdeyim. Annemi, abimi okadar cok özlemişim ki evime dönünce daha iyi anladım bunu.


Ablayla yapılan keyif sofralarından biri :

5 Şubat 2010 Cuma

Üç Günün Özeti

Tatilim oldukça güzel geciyor..Buraya geleli tam 3 gün oldu. Geziyoruz, yeni insanlarla tanışıyorum. İlk geldiğim Söke'nin çarsını gezdik. Ben ufak bir yer oldığunu sanıyordum bana sölenene göre. Ama öyle değilmiş gezdikçe insan yoruluyormuş. Yani anlayacağınız yürüyünce yorulduğum bir yer benim için büyük sayılır...
İkinci gün yani çarşamba günleri buranın pazarı kuruluyormuş. Önceki akşam bana yandın sen dediler.. Gözüm korktu önce ama öyle olmadı pek.. Az gezdik pazarda ama burası yine tahminlerim dışında daha soğukmuş. İkinci gün cok yoruldum ama pazar gezmekten değil de soğuk yordu beni... Buranın farklı bir soğuğu varmış öğrendim.
Üçüncü gün yani bugünse dişçiyle randevumuz vardı. Diş taşlarımız temizlendi bugün. Biraz zorlu bir işlem oldu benim için. İlk defa diş taşlarım temzilendi.. Hayatımda ve ağzımda büyük boşluk olustu şimdi.. Hafifledim mi ne biraz.. Sanki dişlerim küçüldü de araları seyreldi gibi geliyor şimdi. Doktor hanımın eli pek bir çabuktu sağolsun. 1 saat 10 dakikada anneyle ikimizin diş taşlarnnı temizledi, anneye 5 tane dolgu yaptı. sonra aksam için annennin ahretliğine yemeğe gittik. Söz verdiğimiz üzere hamsili pilav yaptık bu aksam. Herkes beğendi sanırım gelen yorumlar öyleydi en azından. Bugünü de bitirdik böylece..
*E* nin içi çok rahat sanırım.. Bana binbir tembihte bulunmuyor çünkü.. Eee kendi anne babasının yanındayım onun içi rahat olmasın da kimin olsun. Ama hissedebiliyorum beni ne kadar özlediğini benimde onu özlediğim gibi.. Annemi de özledim ama. Yine ben yokum diye takmış kafasına bişeyler kurmuşta kurmuş. Kıyamam ki ben hiç ona.

2 Şubat 2010 Salı

Söke'deyim Ben

İlk uçuş deneyimimi yaşadım dün gece... Ama kötü bir deneyim oldu benim için.. Neden mi? Çünkü uçağım tam bir saat rötar yaptı. Zaten oldukça paniktim ne yapacağımı bilmeden davranıyordum bir de üstüne bu gecikme eklenince daha bir panik oldum sanırım. Neyse ki uçuş gayet güzel geçti. Geç oldu ama güç olmadı ikinci ailemle buluşmam. Şimdi Söke'deyim. Sevgilimi özledim bile şimdiden. Farklı şehirlerde olmak, farklı havayı solumak özletiyormuş çok çabuk onu. Dün gece o benim yatağımda ben onun evinde uyudum. O benim ailemleydi bense onun. Şimdi 1 haftalık çok güzel bir tatil beni bekliyor. Yeni insanlarla tanışıp yeni yerler göreceğim.. Hayatıma yeni anılar ekleyeceğim bu hafta.

1 Şubat 2010 Pazartesi

Sonlar...

Son ders kaydımı da yaptım bu gece. Şimdi daha iyi anlayabiliyorum sadece bir dönemlik okul hayatımın kaldığını. Aslında biraz endişe var içimde. Okul bitince bambaşka bir hayat, farklı bir koşturmaca sanki farklı bir ben olacak artık. Ya sevmessem o yeni beni, ya ayak uydurmassam o koşturmacaya, ya tökezlenip düşersem diye korkuyorum biraz.. İnsanın önünü görememesi kötüymüş. Gecen sene bu sene ne yapcagımı biliyordum. Üçüncü sınıftım ve bu senede okul devam edecekti. Düşünmeme gerek yoktu kara kara. Ama şimdi bilmiyorum seneye nerde, ne halde olacağımı. Hayat bundan sonra başlıyor sanırım...