30 Ocak 2010 Cumartesi
SEVGİLİME...
Yazmasam bunları durmayacak ta zaten..
Yazarsam hafifler belki kırgınlığım geçer...
Kırgınım sana sevgilim hemde çok.
Ağlattın yine beni.
Söz vermiştin hani.
Bak tutamadın sözünü ağlıyorum işte.
Niye dönüp arkanı gittin hemde karsında böylesine kırgın ve mutsuz dururken.
Niye biraz daha kalalım demedin.
Ağlattın yine beni sevgilim.
Bu gece ilk defa sana kırgın uyuyacagım.
Ya da uyuyamayacğım bilmiyorum.
Tek sucum senin yanımda olmanı istemem mi?
Buna hakkım yokmu sevgilim?
Tamam bir daha istemem yeter ki dönüp arkanı gitme, kendin istediğin için gel yanıma , kendin istediğin için kal benimle.
28 Ocak 2010 Perşembe
Mutlu Yıllar!
Doğum günün kutlu olsun babacım. Seni cok seviyorum. Yeni yaşın sana sevdiklerinle birlikte yaşayacagın mutluluklar getirsin.
27 Ocak 2010 Çarşamba
Flormar...

Sonunda kirpiklerimi daha dolgun ve uzun gösteren bir maskara bulabildim. Hem fiyatı da cok uygun..Sadece 8 tl. Önce avon ürünleri kulandım sonra hediye gelen bodyshop rimeli. Bodyshop ın ürünleri oldukca kalite. Avonda öyle fakat onu sipariş verecek zamanım olmadığından gecenlerde bir kozmetik mağazasının önünden gecerken aklıma rimelimin bittiği geldi. Girdim içeri Flormar Selection çarptı gözüme. Haydi birde bunu deniyeyim dedim aldım. Şimdilik menunum bakalım.

Bir de göz kalemi aldım. Kalemtraşa gerek yok, çecirerek açılıyor. Oldukca kullanışlı bence. Üstelik ucu da cok ince. Kirpik diplerine kullanmak için ideal. Diğer göz kalemleriyle kirpik diplerine ince çizgi cekmek nerdeyse imkansızdı. Her seferinde silip ikinci kere cizmek zorunda kalıyordum. Diğer renkleride güzel ama ben şimdilik 801 nolu siyah olanını aldım. Fiyatı da sadece 3 tl. Tavsiye ederim.
Her Yerde Kar Var

Dün çocuklar gibi şendik sevgiliyle. Yine sevgilinin izin günüydü. Attık kendimizi karlı sokaklara elele. Kendimize İstanbul turu hediye ettik. Her haliyle güzel İstanbul.Kar yağınca bambaşka oluyor ama. Normalde bile hiç gezmediğimiz kadar gezdik soğuk demeden kar demeden.Hiç plan yapmadık bu sefer. Plan yaınca olmuyor zaten. Planlamadan daha güzel oluyormuş. Bazen şiddetini arttırdı kar kendimi sevgiliye bıraktım önüme bile bakmadan yürümek zorunda kaldım. Her kafamı kaldırddığımda bir kar tanesi ya ağzı ya gözüme girdi çünkü. Elerim üşüdü sevgili ısıttı. Ama hereye rağmen çok güzeldi.HEm İstanbul güzeldi... Hem de böle güzel İstanbul manzaralarının tadına sevgilimle varmak güzeldi..
24 Ocak 2010 Pazar
Yetenekli Fahri...
22 Ocak 2010 Cuma
Brrrr!
20 Ocak 2010 Çarşamba
Ejder Kapanı 22 Ocak'ta Sinemalarda..
"Çocuk tecavüzcülerini öldüren bir katilin izinde adalet kavramının sorgulandığı filmde, iki deneyimli dedektif Abbas ( Uğur Yücel ) ve ' Akrep ' Celal ( Kenan İmirzalıoğlu ) bir seri katilin peşine düşerler. Katilin kurbanları aftan yararlanıp çıkan sübyancılardır. Eldeki ipuçları askerden dönen Ensar'ı ( Nejat İşler ) işaret etmektedir."
İzlenmeye değer bir film bence. Hem Kenan İmirzalıoğlu hemde usta oyuncu Uğur Yücel'in bulundugu muhteşem bir oyuncu kadrosu var. Üstelik aksiyon sahneleri ünlü 'Taxi' filminde çalışan Fransız ekip 'CİNECASCADE' tarafından çekilmiş. Böyle olunca filmden beklentiler yükseliyor acıkcası. Umarım beklentilerimizi karşılayacak bir film olur.
Tıpkı Annenizin Çorbası, Çok Daha Hızlısı...
19 Ocak 2010 Salı
Bütsüz!!

17 Ocak 2010 Pazar
Bugün Tiyatro, Dün Nargile...
Dediğim gibi dün arkadaşlarımla beraberdim..Çemberlitaşta Çorlulu Ali Paşa Medresesi diye bir yer varmış oraya gittik. Eski medresenin avlusunu kafe yapmışlar. Sıcak bir ortam.. Bu hem mecaz anlamda hemde gercek anlamda bir sıcaklık. ARtık orayı ısıtmak için ne kullanıyorlarsa sauna gibiydi. Ama nargilesi ve elma cayı bir harikaydı. Hem fiyattları da cok uygun. Hiç öyle bir yer oldugundan haberim yoktu. Önünden gecmişliğim var ama ben onları mezarlık sanıyordum. Zaten öğrendiğime göre Ali Paşa'nın bir savaşta kesilen kellesi orada gömülüymüş. 
Bugünde anneyle tiyatroya gittik. Acıkcası apartopar alındı biletler. Yoğun istek üzerine. Annem cok sıkılıyor haftasonları evde. Benim sınavlarımın bitşini fırsat bilerek ikinci ttail günümüde rezerv etti kendine. Ufakta bir ricada bulundu kendisi; tiyatro bileti almamı istedi. Kıramadım tabi koştura koştura gittim hangi oyun varsa, hiç konusuna, oyuncularına bakmadan aldım biletleri. Tabi biraz kader kısmet işi oldu. Girdik oyuna. Bir baktık ki oyuncular hiç konuşmuyorlar. Meğersem dialogsuz oyunmuş. İlginçti yani anlayacağınız. İki yerde konustu oyuncular; bir oyunun başında birde sonunda, ama ikisnde de aynı şeyi sölediler..Olsun bu da bir deneyim oldu bizim için..
Sınavlardan sonra ilk hafta sonum cok güzeldi. Yarın sırada sevgili süprizi var. Sınavlarımın bitişini kutlayacağız. Hakketmişim ben bunu. Cok çalıştım, hastalandım, zor atlattım sınav dönemini.. Ama sevgili unutturucak şimdi o dönemi, bütün stresi atıcak üstümden.Merakla yarını bekliyorum, anlatırım yine ben size ;)
15 Ocak 2010 Cuma
Çırpı Bacak

12 Ocak 2010 Salı
Aldım Ben Dersimi..
Gecen gece yatağıma yatttığım gibi mide bulantısı baş gösterdi.. Neyseki kıvranırken uyuyakalmışım ama gecenin ikisinde öyle bir kalkışım vardı ki anlatamam.. Doğruca banyoya hemde nasıl bir koşuşturmayla..Sonrasını söylememe gerek yok sanırım..Ohh be dedim rahatlarım artıkk midem bulanmaz.. Ama öyle olmadı. Sabah uyandığımda daha şiddetli bir bulantı vardı midem de. Normal bir gün olsa okula gitmeyeyim ama sınav var mecbur gidilecek. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor. Ya serviste daha kötü olursam.. Devamını düşünmek bile istemiyorum. Yol boyunca uyumuşum. Bir halsizlik vardı. Ders çalımak için kütüphaneye gidiyoruz her gün. Tabi bu halde nasıl çalışabilirdim ki. Çalışamadım haliyle orda uyuyakalmışım. Hatta rüya bile gördüm de hatırlamıyorum, sıçrayarak uyandım uykudan. Umarım kimse farketmemiştir.. Neyseki sınav oldukca kolaydı. Şansınma *E* de İzmit'e gelmişti . Birlikte otobüsle döndük. Bütün yolu onun omzunda uyararak gecirdim. Birileri aramış duymamışım.Aslında telefon sesine hep uyanırdım ben..
Yanni anlayacagınız berbat bir durumdaydım dün, hatta bugünde etkileri üzerimde. Dün mide bulantısı halsizlik ve arada bir gelen ürperti. Bugünse dudaklarımda kocaman iki tane uçuk...Kimbilir kaç defa yazmışımdır bloguma uçukladığımı ve en nefret ettiğim şey olduğunu..Neyin cezasını mı çekiyorum; mide bulantımın ve halsizliğimin nedeni bir önceki akşam yemek yememem. Yemek yemedim karnım aç değil sandım. Demek ki açmışım da ben farkında değilmişim. E mide bulanınca bide halsizlik cökünce üstüme üşümem ürpermem normal.. Uçuklarıma gelince; en ufak bir şeyde uçukladığımdan onların nedenide açık...
Yemek yemekle sorunum var benim. Her şeyi yiyemem, açıktığımın farkına varamam ve çabucak doyarım.. Bu nedenle de sürekli zayıflamaktayım. Sonunda vücudum isyan etti sanırım ve cezalandırdı beni..İşte şimdi bu haldeyim.. Cevabı oldukca kolaymış neyin cezasını cektiğimin
10 Ocak 2010 Pazar
Kimler Gelmiş Kimler...
Elleri kolları dolu gelmişler..Bize getirdikleri bavul ve torbaların içlerinde neler yoktu ki... Hepsi için kendilerine teşekkür eder, kocaman kocaman sarılır, sonra da bol bol öpücükler yollarım..
+Bunların arasına koyamadığım daha bir çok şey var bu arada.. Namahreme girer efendim ;)
9 Ocak 2010 Cumartesi
Bu da Yapılmaz Ki!
Anlayamıyorum sizi, aramızdan iki kişi kötü bir dialog yaşadı diye birini destekler diğerine de karşı tavır almanız ne kadar sacma. Bir düşünün sizcede öyle değil mi. Bu durumda bizim yapmamız gereken onları barıştırmak, hatalarını karşılıklı anlayabilcekleri ortamı yaratmak değil mi? Sizse tam tersini yapıyorsunuz;ortamı daha çok bulandırıyor, ipleri daha çok geriyorsunuz. Asıl dengeyi kuramayan siz değil misiniz? Beni böyle bir şeyle suçlamakla ne alakasız bir laf ettiğinizin farkında mısınız?
Kendinize gelin lütfen. Çocukça hareketleri bir kenara bırakarak, bu seneninde bizim birlikte olduğumuz son sene olduğunu düşünerek kendinize çekidüzen verin ve bu saçmalığa bir son verin..
8 Ocak 2010 Cuma
Katkı Kredisi Karmaşası
Ama bugün 4 yıldır hiç alşık olmadığım bir durumla karşılaştım. Bursumu cekmek üzere baankaya gittiğimde bursumun yatmamış olduğunu hatta hesabımda varolan bakiyeninde sıfırlandığını gördüm. Hiç yapmazlardı böyle. Hep zamanında yatırılardı bursumuzu.Merakla hesabımın bulunduğu şubeyi aradım ve mesai saatinin dolmasından dolayı banka güvenlik görevlisi çıktı. O anda istediğim cevabı alamayacağım anladım. Ama yanılmışım sağolsun güvenlik görevlisi bankacılardan daha içten bir tavırla beni bilgilendirdi. Meğerse sistem biraz değişik işliyormuş bu sefer. Bankamatik kartımı kullanırken 'ödeme şekilleri' bölümüne girip ordaki ikinci hesap numarasını sececkmişim... Ve mutlu son. Bursumu bir güzel cektim hatta 20Tl zammıyla birlikte.
Eğer sizde benim gibi böyle kötü bir süprizle karsılasırsanız aklınızda bulunsun; ikinci hesap numarasından paranızı cekeceksiniz..
5 Ocak 2010 Salı
Şimdi Git, Sonra Yine Gelirsin..
3 Ocak 2010 Pazar
Domuz Gribi Ol İnşallah ;)
Büyük yaratıcılık, usta kalem Oğuzhan Koç.... Yılbaşı akşamından beri herkesin dilinde. Eminim sizde dinleyince dilinize pelesenk olacak... =)

