30 Ocak 2010 Cumartesi

SEVGİLİME...

Bunları yazmamak için direndim kendime ama olmadı göz yaşlarım durmadı oluk oluk aktılar gözümden.
Yazmasam bunları durmayacak ta zaten..
Yazarsam hafifler belki kırgınlığım geçer...
Kırgınım sana sevgilim hemde çok.
Ağlattın yine beni.
Söz vermiştin hani.
Bak tutamadın sözünü ağlıyorum işte.
Niye dönüp arkanı gittin hemde karsında böylesine kırgın ve mutsuz dururken.
Niye biraz daha kalalım demedin.
Ağlattın yine beni sevgilim.
Bu gece ilk defa sana kırgın uyuyacagım.
Ya da uyuyamayacğım bilmiyorum.
Tek sucum senin yanımda olmanı istemem mi?
Buna hakkım yokmu sevgilim?
Tamam bir daha istemem yeter ki dönüp arkanı gitme, kendin istediğin için gel yanıma , kendin istediğin için kal benimle.



28 Ocak 2010 Perşembe

Mutlu Yıllar!

O kadar uzun zaman olmuştu ki 'Baba' demeyeli. Diyemem sandım. Ama öyle olmadı. Tanışalı sadece 8 ay oldu. İlk günden itibaren okadar cabuk alıştık ki birbirimize artık bir zorunluluk olarak değil içten gelerek kullanabiliyorum 'Baba' kelimesini. Şimdi tekrar baba-kız olmanın nasıl bir şey oldugunu yaşıyorum.Canım babacım bana bu duyguları tekrar yaşattığın için beni kendi kızından ayırmadan sevdigin için teşekkür ederim. Ben senin beni ne kadar sevdiğini içtenlikle hissedebiliyorum. Umarım aynı duyguyu bende sana yaşatabiliyorumdur ve seni simdi yanımda olmayan canım *Babamın* yerine koyarak sana baba dediğimi hissettirebiliyorumdur. Şimdi ben senin küçük kızın sende benim ikinci 'Babam' oldun. Bu ailenin parcası olmak benim için büyük mutluluk. Şimdi benim iki ailem var.Ben eminim yaşadıklarımız birer başlangıç daha nice seneler hep birlikte yeni mutluluklar yaşayacagız.
Doğum günün kutlu olsun babacım. Seni cok seviyorum. Yeni yaşın sana sevdiklerinle birlikte yaşayacagın mutluluklar getirsin.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Flormar...


Sonunda kirpiklerimi daha dolgun ve uzun gösteren bir maskara bulabildim. Hem fiyatı da cok uygun..Sadece 8 tl. Önce avon ürünleri kulandım sonra hediye gelen bodyshop rimeli. Bodyshop ın ürünleri oldukca kalite. Avonda öyle fakat onu sipariş verecek zamanım olmadığından gecenlerde bir kozmetik mağazasının önünden gecerken aklıma rimelimin bittiği geldi. Girdim içeri Flormar Selection çarptı gözüme. Haydi birde bunu deniyeyim dedim aldım. Şimdilik menunum bakalım.

Bir de göz kalemi aldım. Kalemtraşa gerek yok, çecirerek açılıyor. Oldukca kullanışlı bence. Üstelik ucu da cok ince. Kirpik diplerine kullanmak için ideal. Diğer göz kalemleriyle kirpik diplerine ince çizgi cekmek nerdeyse imkansızdı. Her seferinde silip ikinci kere cizmek zorunda kalıyordum. Diğer renkleride güzel ama ben şimdilik 801 nolu siyah olanını aldım. Fiyatı da sadece 3 tl. Tavsiye ederim.

Her Yerde Kar Var


Dün çocuklar gibi şendik sevgiliyle. Yine sevgilinin izin günüydü. Attık kendimizi karlı sokaklara elele. Kendimize İstanbul turu hediye ettik. Her haliyle güzel İstanbul.Kar yağınca bambaşka oluyor ama. Normalde bile hiç gezmediğimiz kadar gezdik soğuk demeden kar demeden.Hiç plan yapmadık bu sefer. Plan yaınca olmuyor zaten. Planlamadan daha güzel oluyormuş. Bazen şiddetini arttırdı kar kendimi sevgiliye bıraktım önüme bile bakmadan yürümek zorunda kaldım. Her kafamı kaldırddığımda bir kar tanesi ya ağzı ya gözüme girdi çünkü. Elerim üşüdü sevgili ısıttı. Ama hereye rağmen çok güzeldi.HEm İstanbul güzeldi... Hem de böle güzel İstanbul manzaralarının tadına sevgilimle varmak güzeldi..

24 Ocak 2010 Pazar

Yetenekli Fahri...

Yetenek sizsiniz Türkiye'de gecen hafta 6 yaşındaki Fahri Aruoba piyano çaldı. Bazı yerlerde şaşırdı ama hiç istifini bozmadı. Tıpkı profesyonel bir piyanist gibiydi duruşuyla tavırlarıyla. Bir o kadarda tatlı ve yakışıklıydı Fahri.Bütün salon Fahri'ye eşlik etti. Şarkı bitti sıra jürinin oylarına geldi. Tabi Fahri okadar küçük ki ne yapacağını bilmiyor. Hülya Avşar sen şimdi kazandın mı diye sorunca evet diyor.. Jürinin hayır diyeceği varsa da bundan sonra nasıl hayır diyebilirler ki.. =) Acun sordu sora ' Baban ne iş yapıyor' diye.. Küçük Fahri Yutkundu ve 'Babam yok benim 'dedi. O kadar duygulandım ki size anlatamam. Jüride duygulandı haliyle.. Acun lafı deiştirdi sonra. Küçük Fahri üç evetle yarı finale yükseldi.

22 Ocak 2010 Cuma

Brrrr!

Hava buz gibi.. İstanbul yağmura teslim oldu.. Diğer çevre illerde kar var. Tahminimce ya bu aksam ya da yarın kar İstanbul'a da gelir. Şükürler olsun ki okula gitmek zorunda değilim. Tatildeyim, evdeyim.. Bu soğukta evde olunca yapılacak en güzel şeyde; sıcak kahvemi elime alıp kitap okumak..=) İşe ve okula gitmek zorunda olanların Allah yardımcısı olsun . Çok sıkı giyinin.. Atkı, bere ,eldiven ne buluduysanız takın takıştırın. En kalın çoraplarınızı gecirin ayaklarınıza.. Aman ha sakın hasta olmayın bir de... Sıcak şeyler içmeyi ihmal etmeyin.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Ejder Kapanı 22 Ocak'ta Sinemalarda..

Ejder Kapanı



"Çocuk tecavüzcülerini öldüren bir katilin izinde adalet kavramının sorgulandığı filmde, iki deneyimli dedektif Abbas ( Uğur Yücel ) ve ' Akrep ' Celal ( Kenan İmirzalıoğlu ) bir seri katilin peşine düşerler. Katilin kurbanları aftan yararlanıp çıkan sübyancılardır. Eldeki ipuçları askerden dönen Ensar'ı ( Nejat İşler ) işaret etmektedir."
İzlenmeye değer bir film bence. Hem Kenan İmirzalıoğlu hemde usta oyuncu Uğur Yücel'in bulundugu muhteşem bir oyuncu kadrosu var. Üstelik aksiyon sahneleri ünlü 'Taxi' filminde çalışan Fransız ekip 'CİNECASCADE' tarafından çekilmiş. Böyle olunca filmden beklentiler yükseliyor acıkcası. Umarım beklentilerimizi karşılayacak bir film olur.

Tıpkı Annenizin Çorbası, Çok Daha Hızlısı...

Soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak bir alternatif; Knorr çabuk çorbalar.. Benim favorilerim: mercimek ve kremalı mantar. Şimdi 8li paketi kupa hediyeliymiş. Hemen bulup almak istiyorum. Eminim bu kupayla içmek daha keyifli olur.

19 Ocak 2010 Salı

Bütsüz!!


Kendimi tebrik ederim.. Bütünlemeye kalmadan bir dönemi daha geri de bıraktım. Açıkcası emeğimin karşılığını aldığımı hissediyorum. 3 dönemdir şaşırtıcı bir şekilde derslere giriyorum, not alıyorum ve dersleri can kulağıyla dinliyorum. Açıkcası azimliydim. Sırf okul bitsin diye değil, not ortalamam yükselsin diye çalışıyorum artık. Çalışmalarımın karşılığını almak cok güzel.

Pek te umutlu değildim aslında bu dönemin bütsüz geçeceginden. 2 dersten kalmama nerdeyse garanti gözüyle bakıyordum.. Çünkü ikisinden de sadece 24 kişi gecmiş 60 kişi kalmıştı. 24 kişi arasına girmeme ihtimal bile vermemiştim ama gercek öyle değilmiş. İkisinden de gectiğimi görünce gurur duydum kendimle. Ama dediğim gibi haketmiştim ben bunu. Kalan 60 kişiden farklıymışım demek ki.

Şimdi sırada tatil var. En büyük ödül benim için;dinlenmek...

17 Ocak 2010 Pazar

Bugün Tiyatro, Dün Nargile...

Sınavlar bitti. Sosyal aktivite açılışını çok sevdiğim arkadaşlarımla yaptım dün, bugün anneyle devamını getirdim, yarın da sevgiliyle arttırıcam. Ama sosyal aktivite yaparken uyumayı ihmal etmekteydim. Öğlene kadar uyuma potansiyelimi salı gününe saklıyorum.


Dediğim gibi dün arkadaşlarımla beraberdim..Çemberlitaşta Çorlulu Ali Paşa Medresesi diye bir yer varmış oraya gittik. Eski medresenin avlusunu kafe yapmışlar. Sıcak bir ortam.. Bu hem mecaz anlamda hemde gercek anlamda bir sıcaklık. ARtık orayı ısıtmak için ne kullanıyorlarsa sauna gibiydi. Ama nargilesi ve elma cayı bir harikaydı. Hem fiyattları da cok uygun. Hiç öyle bir yer oldugundan haberim yoktu. Önünden gecmişliğim var ama ben onları mezarlık sanıyordum. Zaten öğrendiğime göre Ali Paşa'nın bir savaşta kesilen kellesi orada gömülüymüş.

Bugünde anneyle tiyatroya gittik. Acıkcası apartopar alındı biletler. Yoğun istek üzerine. Annem cok sıkılıyor haftasonları evde. Benim sınavlarımın bitşini fırsat bilerek ikinci ttail günümüde rezerv etti kendine. Ufakta bir ricada bulundu kendisi; tiyatro bileti almamı istedi. Kıramadım tabi koştura koştura gittim hangi oyun varsa, hiç konusuna, oyuncularına bakmadan aldım biletleri. Tabi biraz kader kısmet işi oldu. Girdik oyuna. Bir baktık ki oyuncular hiç konuşmuyorlar. Meğersem dialogsuz oyunmuş. İlginçti yani anlayacağınız. İki yerde konustu oyuncular; bir oyunun başında birde sonunda, ama ikisnde de aynı şeyi sölediler..Olsun bu da bir deneyim oldu bizim için..

Sınavlardan sonra ilk hafta sonum cok güzeldi. Yarın sırada sevgili süprizi var. Sınavlarımın bitişini kutlayacağız. Hakketmişim ben bunu. Cok çalıştım, hastalandım, zor atlattım sınav dönemini.. Ama sevgili unutturucak şimdi o dönemi, bütün stresi atıcak üstümden.Merakla yarını bekliyorum, anlatırım yine ben size ;)

15 Ocak 2010 Cuma

Çırpı Bacak


Bugün farkettimde; benim artık çırpı gibi bacaklarım var. Hani şu cin Ali var ya onun kız versiyonu gibi.. Belki uzun zamandır böyleydi de ben bugün farkettim. Uzun siyah kaşe mont dar bir jean pantolon ve timberland botlarla farkedilmeyecek gibi değildi ki. Botlardan dolayı ayaklar zaten olduğundan iri gözüküyor. Bir de dar paça pantolonun bacaklara sıkı sıkı yapışması ve montunda vücudu iri göstermesiyle ortaya çıkan sonuç: Çırpı Bacaklar...

12 Ocak 2010 Salı

Aldım Ben Dersimi..

Berbat bir durumdayım. Neyin cezasını cekiyorum böyle ben. Hemde tam sınav zamanı. Bir şeyin cezası olmalı bu cünkü cok agır... Hayatımda yaşadığım en berbat hastalık..
Gecen gece yatağıma yatttığım gibi mide bulantısı baş gösterdi.. Neyseki kıvranırken uyuyakalmışım ama gecenin ikisinde öyle bir kalkışım vardı ki anlatamam.. Doğruca banyoya hemde nasıl bir koşuşturmayla..Sonrasını söylememe gerek yok sanırım..Ohh be dedim rahatlarım artıkk midem bulanmaz.. Ama öyle olmadı. Sabah uyandığımda daha şiddetli bir bulantı vardı midem de. Normal bir gün olsa okula gitmeyeyim ama sınav var mecbur gidilecek. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor. Ya serviste daha kötü olursam.. Devamını düşünmek bile istemiyorum. Yol boyunca uyumuşum. Bir halsizlik vardı. Ders çalımak için kütüphaneye gidiyoruz her gün. Tabi bu halde nasıl çalışabilirdim ki. Çalışamadım haliyle orda uyuyakalmışım. Hatta rüya bile gördüm de hatırlamıyorum, sıçrayarak uyandım uykudan. Umarım kimse farketmemiştir.. Neyseki sınav oldukca kolaydı. Şansınma *E* de İzmit'e gelmişti . Birlikte otobüsle döndük. Bütün yolu onun omzunda uyararak gecirdim. Birileri aramış duymamışım.Aslında telefon sesine hep uyanırdım ben..
Yanni anlayacagınız berbat bir durumdaydım dün, hatta bugünde etkileri üzerimde. Dün mide bulantısı halsizlik ve arada bir gelen ürperti. Bugünse dudaklarımda kocaman iki tane uçuk...Kimbilir kaç defa yazmışımdır bloguma uçukladığımı ve en nefret ettiğim şey olduğunu..Neyin cezasını mı çekiyorum; mide bulantımın ve halsizliğimin nedeni bir önceki akşam yemek yememem. Yemek yemedim karnım aç değil sandım. Demek ki açmışım da ben farkında değilmişim. E mide bulanınca bide halsizlik cökünce üstüme üşümem ürpermem normal.. Uçuklarıma gelince; en ufak bir şeyde uçukladığımdan onların nedenide açık...
Yemek yemekle sorunum var benim. Her şeyi yiyemem, açıktığımın farkına varamam ve çabucak doyarım.. Bu nedenle de sürekli zayıflamaktayım. Sonunda vücudum isyan etti sanırım ve cezalandırdı beni..İşte şimdi bu haldeyim.. Cevabı oldukca kolaymış neyin cezasını cektiğimin

10 Ocak 2010 Pazar

Kimler Gelmiş Kimler...

Geçenlerde İngiltere yolcuları İstanbul'a iniş yaptılar... Hımmm tabi anlatmamıştım bunu size.. *E* nin annesi ve babası İngiltere'ye gittiler yaklasık 25 gün önce.. İşte gecenlerde de döndüler.. Havaalanında aktarma yapıp Aydın'a gittiler sonra. Havaalanında yaklaşık 2 saat bekleme süreleri olduğundan bir görüşelim dedik. Ama buluşmamız çok uzun sürdü. Biz dış hatlar terminalinde beklerken haber geldi biz iç hatlardan geliyoruz diye. Öyle olunca bizde iç hatlar terminaline koştuk. Ama gelin görünki onlar doğal olarak dış hatlar termianlinde inmişler..Uzun telefon görüşmeleri, koskoca havaalanındaki uzun koşuşturmalardan sonra nihayet buluşabildik..Böylece Atatürk Havaalanı'nın ne kadar büyük bir yer olduğunu görmüş olduk hepberaber..
Elleri kolları dolu gelmişler..Bize getirdikleri bavul ve torbaların içlerinde neler yoktu ki... Hepsi için kendilerine teşekkür eder, kocaman kocaman sarılır, sonra da bol bol öpücükler yollarım.. +Bunların arasına koyamadığım daha bir çok şey var bu arada.. Namahreme girer efendim ;)

9 Ocak 2010 Cumartesi

Bu da Yapılmaz Ki!

Sevgili arkadaşlarım; lütfen artık şu sacmalığa bir son verin. Yaptığınız şeyiin ne kadar sacma olduğunun farkında değil misiniz? Artık küçük kız çocukları değiliz. Yaşımıza uygun hareket etmeli, söleyeceklerimizin nereye gittiğini, kimin kalbine dokunacağını bir kere düşünmeliyiz. Size söylüyorum önce hakaret edip sonra da yaptığınız doğruymuş gibi karsınızdakine tavır almayın.
Anlayamıyorum sizi, aramızdan iki kişi kötü bir dialog yaşadı diye birini destekler diğerine de karşı tavır almanız ne kadar sacma. Bir düşünün sizcede öyle değil mi. Bu durumda bizim yapmamız gereken onları barıştırmak, hatalarını karşılıklı anlayabilcekleri ortamı yaratmak değil mi? Sizse tam tersini yapıyorsunuz;ortamı daha çok bulandırıyor, ipleri daha çok geriyorsunuz. Asıl dengeyi kuramayan siz değil misiniz? Beni böyle bir şeyle suçlamakla ne alakasız bir laf ettiğinizin farkında mısınız?
Kendinize gelin lütfen. Çocukça hareketleri bir kenara bırakarak, bu seneninde bizim birlikte olduğumuz son sene olduğunu düşünerek kendinize çekidüzen verin ve bu saçmalığa bir son verin..

8 Ocak 2010 Cuma

Katkı Kredisi Karmaşası

Katkı kredisi alan üniversite öğrencileri bilirler; burslar her ayın 7sinde mutlaka hesaba yatar. ben de 4 yıldır hatta 5. yılına girmiş burs alan bir öğrenci olarak devletimize burdan saygılarımı iletiyorum.
Ama bugün 4 yıldır hiç alşık olmadığım bir durumla karşılaştım. Bursumu cekmek üzere baankaya gittiğimde bursumun yatmamış olduğunu hatta hesabımda varolan bakiyeninde sıfırlandığını gördüm. Hiç yapmazlardı böyle. Hep zamanında yatırılardı bursumuzu.Merakla hesabımın bulunduğu şubeyi aradım ve mesai saatinin dolmasından dolayı banka güvenlik görevlisi çıktı. O anda istediğim cevabı alamayacağım anladım. Ama yanılmışım sağolsun güvenlik görevlisi bankacılardan daha içten bir tavırla beni bilgilendirdi. Meğerse sistem biraz değişik işliyormuş bu sefer. Bankamatik kartımı kullanırken 'ödeme şekilleri' bölümüne girip ordaki ikinci hesap numarasını sececkmişim... Ve mutlu son. Bursumu bir güzel cektim hatta 20Tl zammıyla birlikte.
Eğer sizde benim gibi böyle kötü bir süprizle karsılasırsanız aklınızda bulunsun; ikinci hesap numarasından paranızı cekeceksiniz..

5 Ocak 2010 Salı

Şimdi Git, Sonra Yine Gelirsin..

Huzursuzum hemde cook sınav stresinden midir yoksa başka bir şey mi bilmiyorum. Ama cok huzursuzum ve bu durum beni gercekten cok rahatsız ediyor.. Dün bütün gün çalıştıgım ve daha öncesinde de hazırlandığım sınavım kötü gecti. Sınav esnasında hiç olmayacak şeyler geldi aklıma. Bildiğim soruları yarım yamalak cevapladım. Çalışırken biliyorum dediğim şeyleri yazamadım. Bir an önce bu ruh halinden cıkmam gerekiyor. Odaklanma sorunu yaşıyorum. Haydi ders çalışırken normal her zaman yaşıyorum bu sorunu da sınavda ne oluyor.. Geriye kaldı altı sınav biraz sabır biraz gayret kendimden bunu istiyorum. Çık git içimden kötü huzursuzluk, rahat bırak beni. Sınavlarım bitsin söz ilgileneceğim seninle. Ama şimdi lütfen iki haftalık ara ver ve beni rahatsız etme.

3 Ocak 2010 Pazar

Domuz Gribi Ol İnşallah ;)

Büyük yaratıcılık, usta kalem Oğuzhan Koç.... Yılbaşı akşamından beri herkesin dilinde. Eminim sizde dinleyince dilinize pelesenk olacak... =)

2 Ocak 2010 Cumartesi


Yine bir sınav zamanı yine bi final haftası geldi cattı. Ama gelin görün ki bende gram çalışma hevesi yok. Yeni yılın ilk günleri de yapılmaz ki bu...