
Akşam kadar çalışıyorsun. Artık bilgisayara bakmaktan gözlerin yanmış. Saate bakıyorsun sürekli. Sen saate baktıkça zaman daha yavaş geçiyor sanki. Hele ki son bir saat o kadar uzun geliyor ki sana artık bitsin diye dua ediyorsun. Sonra zaman gelip çatıyor. Alıyorsun montunu çantanı, herkese iyi akşamlar dileyip seni kapı da seni bekleyen sevgilinin yanına koşuyorsun. Sevgilini görünce bütün günün yorgunluğunu unutuyorsun. Sevgilinin elinden tutunca için ısınıyor. Elele mis gibi kestane kokan, balık kokan Eminönü'ne gidip midye yiyorsun.Sonra oturup bir yerde çayını yudumlarken sıcacık bir sohbet ediyorsun. Üşüdün diye Sultanahmet'in yolunu tutuyorsun. Sonra herkes evlerine gidiyor.
İşte en çok bunu sevdim. En sevdiğim bu oldu. İş çıkışı sevgilimle elele dolaşmak bütün günün yorgunluğunu sildi attı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder