Nasıl oluyor da en umulmadık zamanda hayat en sevdiklerimizden birini daha yanımızdan cekip alıyor.. Nasıl bir döngüdür ki bu bugün yanımızdayken, dizimizin dibindeyken, yarın başka bir yere başka bir aleme yol alıyorlar. Hem de öyle bir gidiyorlar ki bir daha ne onu görmek mümkün ne de elini tutmak ya da gözünün içine bakıp tatlı sesini dinleyebilmek. İsyan etmek değil benim ki biraz sitem o kadar... Hayat bu alıştırıyor kendine. Öğreniyoruz bir süre sonra ;yaşam ne demek ölüm ne demek... Giden gidiyor kalan yine alışmak zorunda onun varlığına alıştığı gibi yokluğuna da alışmaya... Herşeyin bir çaresi bulunur ama ölüm geldi mi işte bir tek onun bir çaresi yok.
İşte dün yine bir hayat bitti. Daha yeni gülüşünü gördüm, sesini işittim, elini öptüm...Şimdi nasıl inanır insan artık o yok diye... Ben ne dedemlerle ne de büyükannelerimle tam bir torun dede, torun büyükanne ilişkisi yaşamadım. Şimdi hiçbiri hayatta değil. Hepsine üzüldüm ağladım.. Ama yine onlara ağladığım kadar dün sevgilimin dedesine de ağladım. Çünkü öyle tatlı öyle candan insandı ki benim için dedemin yerine koyabilecek kadar sevdim onu. Belki onla tattım ben dede torun ilişkisini. Şimdi nasıl inanır insan onun gittiğine. Ama işte sırası gelen gidiyor. Sorgusuz sualsiz kabul etmek zorunda kalıyor insan.
Allah rahmet eylesin. Nurlar içinde yat Hasan dedem.. Dualarımız üstüne olsun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder